Kategori: (Yunan Mitolojisi) Yazan: admin, 05-12-2008
Niobe, “Frigyalı”, hatta “Frigya Kralı” [1] olarak anılan, ancak Frigya ülkesinin en batı ucunda, günümüzde İzmir-Manisa arasındaki Spil Dağı ve Yamanlar Dağı çevresinde, dağ ile aynı adı taşıyan, ancak günümüzde herhangi bir izi erişmemiş Sipylus kenti merkezli olarak, muhtemelen M.Ö. 12. yüzyılda hüküm sürmüş yerel bey Tantalus’un ve eşi Dione’nin kızıdır.
Özbeöz Anadolu’lu olmakla birlikte, Thebes kralı Amphion ile evlenmiş ve trajik yazgısı hakkında günümüze ulaşan bilgiler eski Yunan mitolojisi yolu ile olmuştur. Niobe aynı zamanda, hakkındaki bilgiler yine efsanelerle karışık olan Pelops’un kızkardeşidir (Mora Yarımadası’nın Batı dillerindeki ismi olan Peloponnese Pelops’un isminden gelir).
Yurdu kendisinden birkaç yüzyıl sonra Lidya uygarlığının doğacağı bölge olduğundan, bazı kaynaklar Tantalus, Pelops ve Niobe’yi de Lidyalı veya “ön Lidyalı” sayarlar.
Yunan mitolojisine göre Niobe’nin yedi kızı ve yedi oğlu olmuş, çocuklarının sayısından dolayı tanrılara böbürlendiği için oğulları Apollo, kızları Artemis tarafından öldürülmüştür. Evlat acısı ile yurduna dönen Niobe Spil Dağı’nda taş kesilmiş ve günümüzde “Ağlayan Kaya” olarak bilinen, literatürde bazen, aynı dağdaki Hitit Kybele heykeli ile yakın geçmişe kadar karıştırıldığından, “Taş Suret” olarak da anılan oluşuma dönüşmüştür. Niobe’nin kayası Manisa’nın önemli ziyaret yerlerinden biridir.
Spil Dağı’na komşu Yamanlar Dağı’nda Niobe’nin babası Tantalus’un mezarı ve kardeşi Pelops’un tahtı bulunmaktadır.
Kategori: (Yunan Mitolojisi) Yazan: admin, 05-12-2008
[#2: Edit Options>MightyAdsense>Adsense Code]
Ölümsüz Kheiron’un ölümü
Birgün Kentauros’lar topluca Herakles’e saldırdırdılar ve Herakles bu sırada Kheiron’un yaralanmasına sebep oldu. Zehirli okuyla at adamı dirseğinden yaralamıştı. Saldırmalarının sebebi ise bir şarap şişesiydi. Herakles, Erymanthos yaban domuzunu avlamak için iz sürerken Pholoe bölgesinden geçmek zorunda kalmıştı. Burada bölgeye adını veren Pholos isminde bir kentauros yaşıyordu. Tanrı Dionysos, Pholos’a ağzı mühürlü bir şarap şişesi hediye etmiş, Herakles’in birgün bu bölgeye geleceğini ve bu şarap şişesini o gün için saklamasını tembihlemişti. Pholos bu şarabı bir şartla Herakles’e sunabilirdi: Herakles gelip dostça Pholos’un konuğu olmalıydı. Başka mitologlara göre bu şişe tüm kentaurosların ortak malıydı ve şişedeki şarabı tek tek değil, hepsi bir arada olduklarında birlikte içerlerdi. Herneyse, Herakles Pholos’a geldiğinde Pholos onu çok konukseverce karşıladı. Ona çeşit çeşit etler pişirdi, Pholos ise alışık olduğu şekilde etleri çiğ yedi. Yemekten sonra Herakles susadı ve şarap istedi. Pholos ise özür dileyerek Herakles’in gösterdiği şarap şişesine tek başlarına el süremeyeceklerini açıkladı. Herakles ise ona endişelenmemesini, yanındakinin Herakles olduğunu bilmesini istedi. Pholos ve Herakles şişeden şarap içmeye başladılar. Ne var ki şarabın kokusunu alan diğer kentauroslar büyük bir kızgınlıkla bir araya gelip Herakles ile Pholos’a kafa tuttular. Dağlardan kopardıkları iri taşları, alevli odunları, ağaçlardan yaptıkları türlü silahları atarak savaşa başladılar. Herakles hemen oklarına davranıp kentauros Ankhios ve Agrios’u yere serdi. Herakles, kalanları Maleas burnuna kadar kovaladı. Orada bir okla dirseğinden yaralanan kentauros Elatos, Kheiron’un mağarasına saklandı. Yarasındaki ok kazayla Kheiron’u da yaraladı. Kentaurosların çoğu Eleusis’e saklandılar. Anneleri Nephele selli bir bulut oluşturarak Herakles’in onları bulmasını engelledi. Herakles, Ankhios ve Agrios dışında 11 kentauros daha öldürdü (Daphnis, Argeios, Amphion, Hippotion, Oreios, İsoleps, Melankhaites, Thereus, Doupon, Phriksos ve Homados). Pholos da bir kazayla can verdi. Soydaşlarını gömerken çekip çıkardığı okun ucu ayağına düştü ve yaralandı. Herakles Pholoe’ye döndüğünde Pholos’u ölmüş buldu ve çok üzüldü. Kheiron, Elatos’un yarasındaki okla yaralanmıştı. Kheiron ölümsüz bir kentauros olduğundan, ölemiyor ama çok acı çekiyordu. Kheiron önce yarasına bildiği bazı merhemlerden sürdü ama Herakles’in oklarıyla açılan yaralar iyileşmiyordu. Kheiron sonunda vazgeçip mağarasına çekildi. Herakles ona birtürlü yardımcı olamadı. Ölümsüz olduğundan ölebilmek için, ölümsüzlüğünü kabul edecek birisini aradılar. Prometheus bu konuda Kheiron’a yardım etti (Çünkü, Prometheus birgün Zeus’u kızdırdığından onu Kafkaslar’a zincirlemişti. Hergün büyüyen karaciğerini bir kartal gelip hergün yiyordu. Herakles Typhon’dan doğma bu dev kartalı tek bir okla öldürüp Prometheus’u kurtarmıştı. Bu yüzden Herakles’e borcu vardı. Herakles’e ayrıca altın elmaların bulunduğu Hesperid’lerin bahçesinin yolunu da göstermişti). Prometheus ölümsüzlüğüne kavuşunca Kheiron öldü.