Kerberos (Üç Başlı Köpek)

Kategori: (Yunan Mitolojisi) Yazan: admin, 16-12-2008

Etiketler : , , , , , , , , , , , , ,

Yunan mitolojisinde karşılığı, Hades’in yönettiği, ölülerin bulunduğu yeraltının kapısında bekçilik yapan üç başlı köpek (Hesiode’a göre 50, Horace’a göre ise 100 başı vardı). Kuyruğu bir yılan olan ve sırtında sayısız yılanbaşı bulunan , ısırıkları zehirli bu köpek Herakles’ün 12 görevi arasında yer alır. Kerberos Yunanca ‘çukur (çok derinlerdeki, şeytani çukur) iblisi’ demektir. Yarı kadın yarı yılan Ekhidna ile dev Typhon’un oğlu olan Kerberos’un kardeşi Orthros ‘tur. Dev zincirlerle bağlı olan bu köpeğin görevi yer altına giren ölülerin tekrar yeryüzüne çıkmalarını önlemektir. Sadece üç kere yenilmiştir:
• Son görevi Kerberos’u yakalamak olan Herakles tarafından yakalanarak.,
• Müzik yeteneğini kullanan Orpheus tarafından uyutularak,
• Lethe ırmağındaki su yardımıyla Hermes tarafından uyutularak,
• Roma mitolojisinde, ilaçlı keklerle Aineias tarafından uyutularak,
• Yine bir Roma masalında, ilaçlı keklerle Psykhe tarafından uyutularak.
Kerberos özellikle kapıların, eşiklerin ve sınırların bekçisi olmanın arketipi olmuştur. Orta Çağdan günümüze kurgu yapıtlarda sıkça bu özelliğiyle yer almıştır (Dante’nin İlahi Komedya’sında ve Fluffy olarak J. K. Rowling’in Harry Potter ve Felsefe Taşı adlı kitabında.) Ayrıca günümüzde güvenlik ve savaş alanında da kullanılmaktadır (MIT tarafından geliştirilen Kerberos protokolü gibi.)

Aedon 3. (Yunan) Atina söylencesi

Kategori: (Efsaneler, Yunan Mitolojisi) Yazan: admin, 12-12-2008

Etiketler : , , , , , , , , , , , , , , ,

[#2: Edit Options>MightyAdsense>Adsense Code]

Tragedya yazarlarının ve özellikle Sophokles’in yitik “Tereus” tragedyasında anlatıldığı gibi, Prokne ile Philomela Atina kralı Pandion’un kızlarıdır. Prokne Thrakia (Trakya) kralı Tereus’la evlenir ve İtys adlı bir oğulları olur. Ama Tereus Philomela ile de sevişir ve olup biteni kız kardeşine anlatmasın diye dilini koparır. İki kız kardeş İtys’i kesip babasına yedirmekle öç alırlar. Tanrılar Prokne’yi bülbül, Philomela’yı kırlangıç (başka bir anlatıma göre adı güzel sesli anlamına gelen Philomela bülbül olur), Tereus’u da hüthüt kuşuna dönüştürürler. Aristophanes “Kuşlar” komedyasında bu dramı, Hüthüt’ün ağzından şöyle anlatır:

“Uyan garip bülbülüm, uyan,
Çöz tanrısal dilini,
Dök yüreğindeki acıları,
Anlat o kutsal ağıtlarınla
Oğlumuz İtys’in başına gelenleri,
Kızıl boynundan su gibi aksın
Oğlumuzun adını inleyen sesin,
Sık fundalıklardan göklere yükselsin,
Apollon, altın saçlı tanrı
Duyup bu acı yankıları,
Alsın fildişi çalgısını,
Karşılık versin sana,
Tanrı koroları kursun yukarda,
Ve ölümsüz dudaklarından çıkan ezgiler
Karışsın sesine mutlu yüceliklerde.

Eski Roma Tiyatrosunda Seyirci

Kategori: (Roma Mitolojisi) Yazan: admin, 17-11-2008

Etiketler : , , , , , , , , , , , , , ,

[#3: Edit Options>MightyAdsense>Adsense Code]

Seyirci

Uzun süren savaşlar arasında tiyatro,savaşçıların eğlenmelerini,oyalanmalarını sağlıyordu. Kanlı gösterilerse öldürme zevkinden uzak kalmamalarını. Yalancı deniz savaşları, yırtıcı hayvanlarla dövüş, insanla hayvan, insanla insan arasında kanlı çatışmalar ve araba yarışlarının yanı sıra tragedya,komedya,mimus ve pantomimus temsilleri veriliyordu. Seyirci eğlenmeyi amaçlamış bir topluluk olduğu için her zaman komediyi tragedyaya tercih eder, tepkisini göstermekten çekinmezdi. Bazen sevmediği bir oyunu yarıda keser, bazen oyuna müdahale ederek seyrini değiştirirdi. Gün boyu yarışmalarında yorulan halk tiyatroda uyumaktan, yemek yemekten,muhabbet etmekten çekinmezdi.

Tiyatroda yerlerin dağılımı , toplumsal sınıflara göre değişiyordu. İmparatorla, LUDİ Şenliği’ne para yardımı yapanların sahnenin iki yanında özel locaları vardı. Senatörler yarım daire orkestra içinde kendilerine ayrılan yerler otururlardı. Soylulara ilk 14 sıra ayrılmıştı. Ondan sonra, sırayla öteki toplumsal sınıflar geliyor,en uzak yerlerde ise yoksul,önemsiz vatandaşlar oturuyorlardı. Biletler para biçimindeydi. Üzerinde bir resim, bir ad, ve bir sayı bulunurdu. Buna göre, bilet sahibinin nereye oturacağı belli oluyordu. Daha sonra Avrupa tiyatrosunda da görülen özel tutulmuş alkışçılar Roma’da da vardı. Bunların parasını oyunun giderlerini karşılayan öderdi. Çünkü oyunun beğenilmesi durumunda giderlerin iki katı kazanç elde edilirdi. Halkın beğenisini kazanmak için bayağılığa,açık saçıklığa kaçan heyecan verici her şeye yer veriliyordu. Bu da Yunanlılar eliyle en yüksek katına yükselen dramatik sanatın Romalılar eliyle nasıl yozlaştığını göstermektedir.

“Hakkınızda hayırlı olsun,dinleyin buyruklarımı. Yosmalardan hiç biri gelip sahnenin önüne oturmayacak. Çavuşların da, çavuşların sopalarının da sesini duymayacağım. Oyuncular sahnede iken meydancı birini yerleştireyim diye ötekinin berikinin önünden geçmeyecek. Yataklarından geç kalkmış olanlar katlansınlar ayakta durmaya. Ne vardı o kadar uyuyacak? Köle takımı uzak olsun buradan! Sütninelere de söyleyelim, meme emen çocukları oyuna getireceklerine evlerinde emzirsinler. Hem kendilerinin dilleri kurumaz,hem de baktıkları yavrucaklar açlıktan ölmez,burada oğlaklar gibi bağrışmaya kalkmazlar.” Plautus- Kartacalı oyununun önsözü…

Eski Roma Tiyatrosunda Kostüm ve Maske

Kategori: (Roma Mitolojisi) Yazan: admin, 17-11-2008

Etiketler : , , , , , , , ,

Kostüm ve Maske

Romalı oyuncular tarafından kullanılan kostümler,Yunanistan’da giyilenlerin hemen hemen aynıydı. Tragedyada SİRMATA denilen uzun kostümler kullanılırdı. Komedyada ise kısaları giyilirdi. Galeri adını alan perukalar Yunan oyuncusundaki Onkos’un eşiydi. Ayaklara giyilen tahta nalınların ismi ise, Crepida idi. Ayrıca, saccus denilen yumuşak terliğe benzer bir ayakkabı da kullanılırdı. Kostümlerin renkleri belli nitelikleri simgelerdi. İhtiyarlar beyaz, genç erkekler mor,asalaklar gri, saraylılar ise sarı renkte kostümler giyerlerdi. Başlangıçta maske kullanılmıyordu çünkü Romalı izleyici oyuncunun her mimiğini görmek ister, oyuna ağırlık katan maskelerden hoşlanmıyordu . Maskeyi ilk kez ünlü oyuncu Roscius’un kullandığı söylenir. Maskelerin bir bölümü gerçeğe yakın başka bir kısmı ise abartılıydı GROTESK maskeyle birlikte ,oyun kişisinin yaşını gösteren renkli saçlar (galeri) vardı. Beyaz saç ihtiyarlığı, siyah gençliği,kırmızı köleleri simgeliyordu.

Roma Tiyatrosu Güldürü Çeşitleri

Kategori: (Roma Mitolojisi) Yazan: admin, 07-11-2008

Etiketler : , , , , , , , , , ,

İleriki yüzyıllarda Roma tiyatrosunun etkisi sadece güldürü alanında görülür. Roma’da genel olarak 6 güldürü türü vardır.

FABULA TABERNİA - Daha çok köylerde oynanan ve temeli doğaçlamaya dayanan oyunlardı.

FABULA ATTELANA - Satir türünü anımsatan kısa oyunlardı. Dramatik yarışmasının bitiş veya başlangıcında oynanırdı. Groteks (abartı)tipler vardı. Maskara,bilgiç,asker v.b… Attelan komedyası edebi bir biçime girince iki önemli yazar ortaya çıktı. Pomponius konuları günlük yaşamdan almış ve yabancıları,mitoloji kahramanlarını taşlamıştır. Novius hakkında ise pek bilgiye rastlanmamıştır.

MİMUS - Kaba,çoğunlukla açık saçık güldürüler. Bu türle birlikte, aldatan eş ve çapkın genç üçlüsü işlenmeye başladı. Zaten gerek Attelan gerekse mimusda zina, en sık işlenen konuydu.

PANTOMİMUS - Uçarı,danslı bir gösteri. Bir dansçı arkasında yer alan koronun desteğiyle maske ve kostüm değiştirerek bir çok tipi canlandırdı. Pantomimus dansı ciddi,trajik konuları özellikle Yunan ve Roma tragedyalarını canlandırırdı.

FABULA TOGATA - Bunlar diğerlerine oranla daha çok Roma özelliklerini taşıyan güldürülerdi. Kadınların toplumsal sorunları işleniyordu.

FABULA PALLİATA - Bu tür; Antik Yunan’ın Menandros tarafından temsil edilen yeni komedyasını esas aldı. Yeni komedya türünü Roma’ya sokan ve Palliata komedyasının ilk yazarı Andronicus bir köleydi. Antik Yunan yapıtlarının ilk çevirmeni diye bilinir.

Naevius,Contaminatio denilen, çeşitli oyunların sahnelerini bir komedya içinde toplayarak ortaya çıkarılan güldürü türünü ilk başlatan yazardır. Ayrıca aristokratları taşlayarak yazdığı güldürülerle FABULA PRAETEKSTA türünü ortaya çıkardı.

Ancak,en önemli komedya yazarı, PLAUTUS’tu. Halkın beğenisine uygun oyunlar yazdığı için en çok tutulan yazar, Rönesans’ta bir çok yazara,oyunlara örnek oldu. Yeni komedyayla Attelan güldürülerinin karışımı olan oyunlarında, siyasal konulara girmekten kaçınmış, kelime oyunlarını,tersinlemeyi kullanmıştır. Plautus, düşünmeyi sevmeyen halk için,oyunlarını yalın bir dille yazar, oyunun başında özetini ve karakter özelliklerini verirdi. İyi işlenmiş karakterlere karşın, kurguya dikkat etmez,oyunlarında sürprizlere yer vermezdi. Oyunlarındaki en önemli karakter “kurnaz köle”ydi, bir diğeriyse “yosma”. Bazı eserleri; Eşekler, İkizler, Köleler, Çömlek, Amphitruo, Üç akçelik kişi, Casina, Hortlak.

Roma komedyasının ikinci ünlü yazarı Terentıus,Romalı bir senatörün kölesiydi. Onun zekâsını gören senatör onu yetiştirdi ve sonunda özgürlüğünü verdi. Çağının en ünlü yazarları arasında yetişti. Genç öldüğü için ancak 6 komedya yazdı. Plautus’un tersine aristokrat sınıfa yöneldi. Komedyaya psikolojik gelişimi getirdi. Kişilerin duygularının yorumunu yapar ve psikolojilerini belli etmeye
çalışır. Olay dizisini kurmada Plautus’tan daha başarılıdır ancak oyunlarındaki durgun hava halk tarafından tercih edilmemesine neden olmuştur. Eserleri; Özünün Celladı,Hadım,Kardeşler,Farmıo,Kaynana.