Aedon, Miletoslu Pandareos’un kızı ve Polytekhnos adlı sanatçının karısıdır. Kocasıyla birlikte Kolophon’da mutlu günler yaşarlar, İtys adında bir oğulları olur. Ama mutlulukları başlarına vurur, gurura kapılırlar: Zeus ile Hera’dan daha mutlu bir çift olmakla övündükleri için, Hera ceza olarak kavga tanrıçası Eris’i aralarına sokar. Karı-koca birbirleriyle yarışmaya girişirler, Polytekhnos araba yapmakta, Aedon kumaş dokumaktadır. Kim daha çabuk bitirecekse, öbürüne bir hizmetçi bulup getirecektir. Yarışmayı Aedon kazanır, kocası da gider Ephesos’tan onun kız kardeşi Khelidon’u (Yun. Kırlangıç) alır, yolda onu kirletir, saçlarını kesip köle kılığına sokar ve kız kardeşine kim olduğunu bildirirse, onu öldüreceğini söyleyerek Aedon’a verir. Aedon kız kardeşinin bir gün çeşme başında dert yandığını duyunca, onu tanır. İki kız kardeş öç almaya karar verirler, İtys’i öldürüp pişirirler ve babasına yedirirler. Polytekhnos işin farkına varınca çılgına döner, iki kız kardeşi öldürmek ister. Zeus araya girer ve birini bülbül, öbürünü kırlangıç haline sokar.
Kategori: (Yunan Mitolojisi) Yazan: admin, 05-12-2008
Kheiron (Chiron) kentaurların en bilgilisi, en akıllısıydı. Yarısı at yarısı insandı. Kronos ile Okeanos’un kızı olan Philyra’nın oğludu. Tanrı soyundan geldiği için ölümsüzdü. Çok faziletli bir öğretmendi. İhtiraslarını, şehvetini yenmiş büyük bir bilgin ve doktordu. Ölüleri bile canlandırabildiği söylenirdi. En meşhur öğrencisi Akhilleus idi. Türlü öğrencileri olmuş ve hepsini çok iyi yetiştirmiştir. Kheiron’un ölümü ise Herakles tarafından oldu. Kronos, deniz perisi Philyra ile birleşmek için at adam biçimine girmiş derlerdi. Kheiron da at adam olarak doğmasının sebebi bu denir. Tesalya’daki Pelion dağında bir mağarada yaşıyordu. Çok dost, iyiliksever birisiydi. Özellikle Peleus’u, Akastos’u, Akastos’un sarayındaki olaylar sırasında öteki kentaurosların şerrinden korudu. Peleus ile Thetis’in evlenme fikrini de ortaya atan odur. Tanrıça Thetis kendini değiştirme özelliği sayesinde Peleus’la evlenmesinden sürekli kaçıyordu. Kheiron, Peleus’a Thetis’i nasıl ikna edilebileceğini ve Thetis’in sürekli metamorfoza uğramasını engellenmesini öğretmiştir. Peleus’un düğününde dişbudak ağacından elleriyle yaptığı özel bir mızrağı Peleus’a hediye etmiştir. Bu mızrağı daha sonra Peleus, Truva savaşına katılmasından bir türlü vazgeçiremediği oğlu Akhilleus’a verecektir. Thetis ölümsüz, Peleus ölümlü olduğundan, doğacak çocuklarının ölümlü olmasından memnun değildi. Akhilleus’u ölümsüz yapacağım diye az daha öldürecekken Peleus son anda bebek Akhilleus’u yaralı olarak kurtarmış, Thetis’i de kovmuştu. Thetis’ten bu şekilde ayrıldıktan sonra Peleus, yaralı Akhilleus’u Kheiron’a iyileştirmesi ve eğitim vermesi amacıyla vermiştir. Kheiron, Akhilleus’tan başka İason, Asklepios ve başkalarını da yetiştirmiştir. Apollon’un bile ondan dersler aldığı söylenir. Kheiron eğitimleri sırasında müzik bilgisi, savaş ve av sanatlarını, her türlü yaralara karşı merhemleri, iyileştirici otların kullanımını, tıbbı, cerrahlığı, iyi ahlakı ve türlü erdemleri öğretiyordu. Özellikle Akhilleus’a hertürlü silahsız ve silahlı savaş sanat tekniklerini öğretmiş, ona yaraları iyileştirmeyi ve tıbbı öğretmiştir. Thetis, Akhilleus’un vücudundaki ölümlülük tohumlarını yoketmek için ateşe tuttuğundan topuk kemiği onarılmaz şekilde yanmıştı. Kheiron bir devin iskeletinden kemik alıp onun kemiğinin yerine koymuştu. Akhilleus bu cerrahi operasyon sonucu herkesten hızlı koşabilme özelliği kazandı.
Kategori: (Roma Mitolojisi) Yazan: admin, 28-11-2008
Arkaik Romalıların bir mite sahip olmadıkları söylenebilir. Bununla kastedilen, sonraki dönemde şairlerinin Yunan mitolojisinden esinlenmesine karaki dönemde, Romalıların tanrıların kökenine dair, Yunandaki Titanomaki veya Zeus’un Hera tarafından baştan çıkartılması gibi, bir mit anlayışının veya sıralı bir anlatının bulunmamasıdır.
Romalıların bu erken dönemde sahip oldukları dini yapı iki ana nokta ile tanımlanabilir:
1. Çok gelişmiş bir ayin sistemi, ruhban okulları ve ilgi tanrı “küme”leri;
2. Kentin (Roma kentinin) bulunuşu ve kuruluşuna dair çok zengin bir tarihi mitler yapısı ki bu yapı fani insanlar ile birlikte çoğu ilahi müdahaleyi de içerir.
Kategori: (Roma Mitolojisi) Yazan: admin, 29-10-2008
Junon – (Iuno) Romalıların baş Tanrıça Hera’ya taktıkları ad.