Theseus ve Minotauros hakkında bilgiler

Kategori: (Yunan Mitolojisi) Yazan: admin, 09-01-2009

Etiketler : , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Girit’te o zamanlar europa ile zeus’un oğlu güçlü kral minos hüküm sürüyordu. gücünü kanıtlamak için bir gün poseidon’dan, ona kurban edeceği bir boğayı denizden çıkartıp vermesini ister. hayvan öyle güzel görünüyordu ki, minos bi türlü onu kurban etmeye kıyamaz; boğayı saklar ve poseidon’a başka bir boğa kurban eder. poseidon’un intikamı acı olur. kendi boğasını huysuz kılar ve minos’un karısı psiphae’de de bu boğaya karşı, doğaya ters, bir aşk uyandırır. bunların birleşmesinden boğa başlı canavar minotauros doğar. daidalos içinden hiç kimsenin çıkmayacağı labyrinthos’u inşa eder. insan eti ile beslenen minotauros buraya kapatılır.

sonrasına gelince, atinalılara karşı bir savaş kazanmış olan minos onlara, haraç olarak, her yıl canavarın yemi için yedi genç erkek, yedi genç kız göndermelerini kabul ettirir. theseus, minotauros’u öldürmeyi kararlaştırarak girit’e hareket edecek gemide yer alır. küçük kafile orada, labyrinthos’un içine tıkılmadan önce halkın önünden geçirilir. kralın kızlarından ariane bu sırada theseus’u görür görmez aşık olur.

ariane, theseus’tan, girit’i terk ederken kendisini de götüreceğine ve kendisiyle evleneceğine dair söz alır. labyrinthos’ta kahraman, minotauros’u uykuda bulur. onu kıpırdayamaz halde toprağa bastırarak tek silahı olan yumrukları ile tepeler…

ve theseus, ariane ‘yi almadan girit’ten kaçar..

Tanrıların En Büyüğü Zeus Kimdir

Kategori: (Yunan Mitolojisi) Yazan: admin, 19-12-2008

Etiketler : , , , , , , , , , , ,

[#2: Edit Options>MightyAdsense>Adsense Code]

Tanrıların en büyüğüdür.Rheia ve Kronos’un oğludur.Gaia ve Uranos torunlarından birinin ölümsüzler arasında kral olacağını söylediği için. doğan tüm çocuklarını yer Kronos.Rheia Zeus’u doğuracağı gün Girit’e kaçar ve orda İda Dağı’nda bir mağarada doğurur.Kronos’a da bir bez içine taş koyup verir.Kronos Taşı yutar ve hiç bir şeyin farkına varmaz.Daha sonra Zeus babası Kronos’u yener ve kardeşlerini kusturur.Böylece üçüncü kuşak tanrıların Olymposluların hakimiyeti başlamış olur.Zeus’un Kardeşi Hades’e yer altı dünyası,Poseiodon’a Okyanusların hakimiyeti,Zeus’a Göklerin hakimiyeti düşer.Zeus Yağmur yağdırır,gökleri gürletir,şimşekler çaktırır.Troia Savaşı’ndaki rolü çok büyüktür.İda Dağı’nın tepesinde yönetir Troia Savaşını.Herşey onun buyruğuyla olur.Bazen Akhalar üstün bazen de Troialılar.Zeus buyruklarını Kartalının aracılığıyla iletir insanlara.Kartalın uçuşuna göre iyiye veya kötüye yorulur buyruk.Akhalar kötü durumdayken şöyle yalvarır Agemmemnon Zeus’a:

“Böyle dedi,Zeus acıdı onun gözyaşına
yok olmasın istedi ordusu,işmar etti,
gönderdi kartalı,kuşların en şaşmaz olanını
bir yavru geyik vardı kartalın pençesinde,
kartal attı onu Zeus’un güzel sunağı önüne,
orada Akhalar her şeyi bilen Zeus’a kurban keserlerdi
Anladılar Zeus’tan geldiğini görünce kuşu,
Saldırdılar Troyalılar doludizgin
hepsinin savaştaydı aklı,fikri.”

Zeus Adaletli bir düzenin kurucusu ve koruyucusu sayılır.İlyada’nın son bölümünde Akhilleus,oğullarını kesip öldürdüğü Kral Primos’un korkusuzca bir gece vakti Akha Gemilerine gelip oğlu Hektor’un cesedini istemesi üzerine Akhilleus şöyle der:

“Talihsiz adam,ne acılar çekmiş yüreğin!
Nasıl göze aldın gemilere gelmeyi tek başına,
Nasıl göze aldın benim gözüme görünmeyi?
ben ki öldürdüm nice soylu oğullarını senin
demirden bir yürek varmış göksünde.
Hadi gel,otur şu iskemlenin üstüne,
uyusun bağrımızda acılar
ne yapalım yasımız çok büyükse,
ne çıkar yürek donduran iniltilerden!
Talihsiz ölümlülere tanrılar şu kaderi dokudu:
Yaşayacak insanlar acı içinde.
Ama ölümsüzlerin hiç bir kaygısı yok.
iki tane küp durur Zeus’un eşiğinde,
biri iyi biri kötü bağışlarla dolu.
Zeus karıştırır bunları,sunar ölümlülere,
iyisinden de kötüsünden de pay alır insanoğlu
ama yalnız kötü bağıştan pay alırsa bir adam ,
yoksul olur,hor görülür,
zorlu açlıkla sürünür tanrısal toprağın üstünde,
tanrılar,insanlar dönüp de bakmaz yüzüne.”

Zeus tüm bunlara rağmen evrende tek hakim değildir.Bunu Troya Savaşı’nda oğlu ve çok sevdiği Sarpedon’unun Patrakios’la teke tek döğüşünde,Sarpedon’un güç durumda kalmasına rağmen ona yardım edememesinden anlıyoruz.Troya Savaşı’nda Hektor’la Akhilleus teke tek döğüşür.Hektor uzun bir süre dayanır Akhilleus’a karşı.Ama sonunda dayanamaz geri kaçar.Troya Surlarında bir kovalamaca başlar Hektor’la Akhilleus arasında.Bütün bunları izleyen Zeus Hektor için üzüldüğünü söyler.Bu sırada Zeus’un kızı Athena çıkışır babasına.Ve Hektor’un ölümlü bir adam olduğunu ve ölümüne izin vermesi gerektiğini söyler.SOnra Zeus Athena’nın Hektor’a kurduğu tuzağa ve Apollon’un Hektor’u kaderine bırakmasına izin verir.

Zeus’un evlilikleri:

TANRIÇALARLA EVLİLİKLERİ

Metis : Athena
Themis:Hora’lar ve Moira’lar
Dione: Aphrodite
Eurynome: Kharit’ler
Mnemosyne: Musa’lar
Lero: Apollon,Artemis
Demeter: Persephone
Hera: Ares,Hebe,Eileithya (Hephaistos)

KADINLARLA EVLİLİĞİ

Alkhemene: Herakles
Antiope: Amphion,Zethos
Kallistro: Arkas
Danae: Perseus
Aigina: Aiaskos
Elektra: Dardanos ,lasion , Harmonia
Europa: Minos,Sarpedon,Rhadamanthys
İo: Epaphos
Leda: Helena,Dioskur’lar
Maia: Hermes
Niobe: Argos,Pelasgos
Pluto: Tantalos
Semele: Dionysos
Taygere: Lakedaimon

Zeus ve Hera

Kategori: (Yunan Mitolojisi) Yazan: admin, 16-12-2008

Etiketler : , , , , , , , , , ,

[#3: Edit Options>MightyAdsense>Adsense Code]

Zeus, Girit’teki İda dağında doğmuştur. Babası Kronos onu yemeye çalışırken annesi Rea araya girmiş, bebeği gözden uzak bir yerlerde nymphe Amaltheia’ya bırakmıştır. Evrenin Kronos’dan soraki baş efendisi Zeus yağmur yağdırmak, rüzgar estirmek, şimşek çaktırmak gibi işler yapar. Denizciler ondan çok çekinirler. Tanrılar tanrısı olmakla birlikte mutlak tanrı değildir Zeus. Öbür tanrılara istediğini yaptırmak gibi bir yetkisi yoktur. Homeros onu “insanların ve tanrıların babası” olarak nitelendirir. İnsan topluluklarını korumak, toplum düzenini ayakta tutmak, savaşanlara yardım etmek onun işidir. Zeus en çok aşklarıyla ünlüdür. Toprağın üstünde egemendir ama en çok kadınlara egemen olmak ister gibidir. Aşka değil kadına düşkündür. Kadınları baştan çıkarırken ahlaki kaygılara düşmez. Bu anlamda bir tanrıdan çok bir insandır. Bir kadından bir kadına koşar. Karısı Hera’dan çekindiği için bu yolda olmadık oyunlara başvurur. Genellikle hayvan kılığına bürünerek kadınları baştan çıkarır. Gene de ahlakçıdır, bütün dünya ahlak açısından zora düşünce Zeus şimşek çaktırır. Bütün tanrılar Zeus’a başeğerler. Kimseye acımayan Zeus karısı üzerinde de tam anlamıyla egemendir, karısı onun buyruklarını adaletsiz bulsa da yerine getirmek zorundadır. Zeus’la kimse tartışamaz, o istediğinde tanrılara da insanlara da büyük acılar verebilir. Başlangıçtaki gençliğinden ve yumuşaklığından iz kalmamıştır, o artık korkulası bir ihtiyardır. Hem karısı hem kızkardeşi olan evlilik tanrıçası Hera kocasına çok kızar ve onu adım adım izler. Gene de evlilikleri en uygun evlilik sayılmıştır. Hera’nın kocasını izleyişi yalnızca kadınlık duygularının etkisiyle olmaz. O böyle bir titizliği daha çok evlilik kurumunu ayakta tutabilmek adına sürdürür. Evliliğin koruyucusu Hera evli kadınlarla özel olarak ilgilenir. Bir özelliği de kinciliğidir, kendisine yapılan bir kötülüğü, hatta bir yanlışlığı hiç unutmaz. Hera kocasını adım adım izleyişiyle kıskançlığın simgesi olmuştur. Hera aynı zamanda kahramanların koruyucusu ve kahramanlık duygusunun esinleyicisidir.

DÜŞÜNCE TARİHİ
Afşar Timuçin
Bulut Yayınları
3. Basım, 2000

Sf. 155-179