Roma Tiyatrosu – Tragedya ve Yazarları

Kategori: (Roma Mitolojisi) Yazan: admin, 07-11-2008

Etiketler : , , , , , , , , , ,

Sözden çok harekete, düşünceden çok heyecana düşkün olan izleyici doğal olarak tragedyaya önem vermiyordu. Quintus Ennius-Euripides’in tragedyalarına öykündü. Aristokratlara yöneldi ve çağdaş yazarları etkiledi. Pacuvius-Euripides’e öykünerek 12 tragedya yazdı. Oyunlarında felsefi düşüncelere yer verdi. Tiradları bazen oyunun gelişimini durduracak kadar sıkıcıydı. Accıus- Daha çok Aiskhilos’u örnek aldı.

LUCİUS ANNAEUS SENECA – ( İ.Ö.4 – İ.S. 65) Roma tragedyasının en önemli temsilcisi. Oyunlarını oynanması için değil okunması için yazmıştır. Euripides’i örnek aldığı halde,tarzı çok farklıdır. Oyunlar onunki kadar gerçekçi değildir. Sahneler abartılmış duyguları,melodramatik görünüşleri kapsar. Seyirciyi veya dinleyiciyi etkilemek için çok kanlı sahneler yazmıştır. Uzun tiradlı oyunları
ağır ve karamsardır. Yunan tragedyasından farklı olarak ölüm sahnelerini sahnede canlandırmayı tercih eder. Romalı izleyicinin tiyatroya bakış açısı düşünülürse bu anlaşılabilir bir tutumdur. Eserleri; Oidupus, Medeia, Troyalı Kadınlar, Aqamemnon, Eta’da.

Mısır Mitolojisi Hakkında

Kategori: (Mısır Mitolojisi) Yazan: admin, 28-09-2008

Etiketler : , , , , , ,

[#2: Edit Options>MightyAdsense>Adsense Code]

Mısır Mitolojisi Hakkında

Mısır mitolojisi diğer ulusların mitolojilerinden belirgin çizgilerle ayrılmaktadır. Bizim mantık anlayışımızla Mısır mitolojisini anlamak imkansızdır. Burada her şey sembollerle ifade edilmiştir. Mısır mitolojisinin temelinin olaylar değil, olayların arkasına saklanmış felsefi düşünceler oluşturmaktadır.

Eski Mısırlılar büyüye ve büyücülere çok inanırlardı. Bazen büyücüleri tanrılarla bir tuttukları da oluyordu. Büyüler onlara göre son derece doğal olaylardı. Mitolojide de büyüler kendi yerlerini almıştı. Mısır Mitolojisi’nde geçen öyküye göre, babası Güneş tanrısı Osiris’i öldüren Seth’den öç almak isteyen Horus’un gözü, kavga sırasında aynı zamanda amcası olan karanlıklar ve kötülükler tanrısı Seth tarafından parçalanır. Bilimlerin ve tıbbın kurucusu olan Toth parçaları toplar ve gözü eski haline getirir. Ancak 1/64′lük parçası eksiktir ve bu parça Toth’un büyü ve sihir gücü tarafından tamamlanır. Daha sonra Horus’un bu gözünü simgeleyen hiyeroglif resim, uzak görüşlülüğün, beden dokunulmazlığının ve sonsuz doğurganlığın simgesi olarak, gemi, araba mumya, vazo gibi nazardan korunması gereken gereçlerin üzerine çizilmeye başlanmıştır.

Mısır’da Kral (Firavun), bir Tanrıdır ve ülkenin diğer tanrıları ile arkadaşlık edebilir. Mısır firavunları çoğunlukla zorba, baskıcı, savaşçı ve acımasız kişilerdir. MÖ 14. yüzyılda başa geçmiş olan IV. Amenofis tek bir yaratıcıya inanılması gerektiğini savunmuş ve bu yüzden Amen rahipleri tarafından öldürülmüştür. Mısır’ın ilahi hükümetleri daimi ve değişmez niteliktedir. Bu bağlamda en üstün Mısır tanrısının Güneş Tanrısı Ra olduğu düşünülür. Mısır’ın arkaik dönemine baktığımızda farklı yerlerde farklı tanrıların önem kazanmış oldukları görülmektedir. Heliopolis’de Ra, Memfis’de Ptah , Busiris’de Osiris önemli tanrılar arasındadır. Mısırlılar için ölüm diye bir şey yoktur. Devamlı olarak Osiris’ten (yarı-ölüm) Horus’a (yarı-yaşam) ve sonra tekrar Osiris’e bir geçiş yaşanır. Bu yüzden Mısırlılar öldüklerinde tanrı-krallarını mumyalarlar ve onlara günlük hayatta lazım olacak gıda ve içecek sağlarlar.