Kategori: (Yunan Mitolojisi) Yazan: admin, 16-12-2008
Baş tanrı Zeus çapkınlıklarıyla ünlü bir tanrıdır. Ölümlü-ölümsüz, eşcinsellik gibi tüm ilişkilere açık bir kimlik sergiler. Ölümlü ve ölümsüz kadınlarla girmiş olduğu ilişkileri, erkek egemen toplumdaki çapkın erkek kimliğini meşrulaştırmaktadır. Bu öykülerinden birinde kral eşi Leda ile birleşerek (kuğu şekline girer) Leda’nın hamile kalmasına sebep olmuştur. Aynı gece kocasıyla da birlikte olan Leda, ondan da hamile kalır. Leda burada, toplumda kocasını aldatan aristokrat kadınların durumunun bir sembolüdür. Bu ve diğer mitoslarla ilgili ayrıntılı bilgi için Azra Erhat’ın mitoloji sözlüğüne bakabilirsiniz. Bu mitostan yola çıkılırsa tek bir sonuca ulaşılır: O dönemde, tıbbi açıdan henüz ayrı ve aynı yumurta ikizlerinin oluşumlarının bilinmediği için ayrı yumurta ikizlerinin babalarının da ayrı olduğu sanılmaktaydı.
Zeus’un seçmiş olduğu ölümlülerin elit sınıf dediğimiz aristokrat sınıftan oluşu bu tür ilişkilerin genellikle üst düzey sınıflarda törele edildiğini göstermektedir. Zeus’un diğer bir ilişkisi Europa mitosunda karşımıza çıkar. Bu mitosta önemli olan kızın adının bir kıtaya verilmiş olmasıdır. Ayrıca Zeus’un Europa’yı hamile bıraktıktan sonra Olympos’a dönüşü çapkın kocaların çapkınlıklarının ardından en kısa sürede eve döndüklerinin göstergesidir. Zeus’un en önemli mitoslarından biri Ganymedes mitosudur. Zeus, Ganymedes adındaki genç bir oğlana aşık olur ve onu Olympos’a kaçırır. Ganymedes’in bundan sonraki işlevi, Olympos’ta sakilik yapmaktır. Bu mitos toplumdaki eğitim sisteminin bir yansımasıdır. Birinci bin yıl başlarında tüm Yunanistan’daki eğitim sistemi Sparta eğitim sistemiydi. Bu sisteme göre sakat ve hastalıklı doğan tüm çocuklar öldürülüyordu. Sağlıklı olanlardan ise 0-7 yaş grubu arası ailelerinin yanında kalıyordu. Yedi yaşına gelen her erkek çocuk aileden ayrılıp askeri eğitim için 20 yaşına kadar kışlada eğitiliyordu. 20-40 yaş arası erkekler evlenebiliyorlar; ancak kışladan izinli olarak evlerine gidip dölün devamı için eşleriyle birlikte olup kışlaya dönüyorlardı. Kırk yaşını aşabilen erkek emekli sayılıyordu. Kışlaya alınan çocukların başına bir tür eğitmen ve gözetmen rolünde bir “ağabey” veriliyordu. Sonuç olarak ağabey ve çocuk arasındaki duygusal yakınlaşmalar devletin politikası olarak eşcinselliğe dönüşüyordu. Bu Eğitim sisteminin adına pederastik eğitim sistemi denir. Atina’da bu eğitim sistemi, İ.Ö. 8. yüzyıl sonu – İ.Ö. 7. yüzyıl başında uygulanmıştır. Ancak toplumun dejenere olduğu gerekçesiyle bu eğitim sistemi bırakılmışsa da toplumda özellikle de zengin erkekler arasında ve filozoflarda sürekli olarak devam etmiştir. Bir öğreti olarak Platon öğretisinde yer almış, daha sonra bu neoplatonistlerin bir öğretisi olarak devam etmiştir. Toplumdaki bu eşcinsellik giderek küçük oğlan çocuklarının kullanımına dönüşmüştür. Oğlancılık olarak adlandırılan bu sapkınlığa özellikle Batı Anadolu’dan kaçırılan küçük çocuklar alet edilmiştir.
Kategori: (Yunan Mitolojisi) Yazan: admin, 05-12-2008
[#2: Edit Options>MightyAdsense>Adsense Code]
Anadolu’ya yapılan en önemli saldırılardan biri olan Truva Savaşı sırasında Amazonlar da savaşmışlar, hatta; erkeklerin arasında, omuz omuza Anadolu’yu savunmuşlar. O kadar ustaca savaşıyorlarmış ki, kimse o parlak zırhlarının, başlıklarının içinde bir kadının olabileceğini düşünemiyormuş. Truva Savaşı sırasında orduyu cesaretlendiren Amazon kraliçesi Penthesileia’nın efsanesi ise oldukça trajiktir. Truva’ya saldırılar başlayınca Amazonlar’ın cesaretini örnek alan diğer Anadolulu ordular da savaşmaya başlamışlar. Karşı tarafın en ünlü kahramanı olan Akhilleus ile Amazon Kraliçesi Penthesileia’nın, savaş alanındaki mücadelesi gerçekten çok zorlu olmuş. Hem Akhilleus, hem de Penthesileia parlak zırhları ve gösterişli başlıkları ile tozlu savaş alanının ortasında birbirlerine doğru yaklaşmaya başlamışlar. Kraliçe keskin baltası ile Akhilleus ise mızrağı ile savaşıyormuş. Kraliçe kusursuz bir şekilde kullanıyormuş baltasını. Hareketleri atik ve hızlıymış.
Göğüs göğüse uzun süren bu dövüş sırasında Akhilleus, düşmanının bir kadın olduğunu aklından bile geçirmemiş. Uzun mücadele sırasında; Akhilleus’un yenileceğini düşünen bir arkadaşı, ikilinin arasına girerek kraliçenin dikkatini dağıtmış. İşte ne olduysa bundan sonra olmuş ve Akhilleus’un fırlattığı mızrağı fark edemeyen Penthesileia, göğsüne saplanan mızrak ile yere yığılmış…
Kategori: (Yunan Mitolojisi) Yazan: admin, 05-12-2008
[#3: Edit Options>MightyAdsense>Adsense Code]
Anadolu’nun Mitolojik Kadın Savaşçıları
Aralarına asla erkek almayan Amazonlar’ın efsanesi, Anadolu’nun en önemli söylenceleri arasında yer alıyor. Tarihin babası sayılan Bodrumlu Herodotos’tan, destanları ile ünlü İzmirli ozan Homeros’a kadar birçok kaynakta adı geçen bu savaşçı kadınların at binmedeki yetenekleri ise dillere destan…
Amazonlarla ile ilgili bilgilerin çoğu, bu savaşçı kadınların Anadolu’nun kuzeyinde; Ordu yakınlarındaki Terme «ayı civarında, Themiskyra adlı kentte yaşadıkları yönünde toplanıyor. Yüzyıllardır merak konusu olan Amazonlar oldukça ilginç bir topluluk. En önemli özellikleri en az erkekler kadar hatta efsanelere göre erkeklerden çok daha iyi savaşmaları olmuş. Bu yiğit kadınların, güzelliklerinin yanı sıra; çevik, hızlı ve disiplinli olmaları da onları diğer kavimlerden ayıran özellikler arasında sayılmış. Özellikle at binme konusundaki yetenekleri ve at üstünde kazandıkları savaşların ünü, çok kısa zamanda tüm Anadolu’ya hatta komşu ülkelere yayılmış. Babaları savaş tanrısı Ares’ten aldıkları iyi savaşma özelliğinin yanı sıra; anneleri, uyumu ve barışı simgeleyen Harmonia’dan aldıkları barışı sağlama ve koruma bilinçleri ile kendilerine haklı bir ün yapmışlar.
Kategori: (Roma Mitolojisi) Yazan: admin, 26-11-2008
Fides (“inanç”):
Roma mitolojisinde inanç, vefa ve sadakatin tanrıçasıydı. İnancın kişiselleştirilmiş halidir. Capitol’deki tapınağında Roma Senatosu yabancı ülkelerle aralarında yapılmış antlaşmaları saklardı; bunları Fides korurdu.Fides Publica Populi Romani yani “Roma devletine sadakat” ismiyle de tapınılırdı.Zeytin dalıyla taçlandırılmış genç bir kadın olarak, bir kupa veya kaplumbağa ile birlikte tasvir edilir.Yunan mitolojisindeki dengi Pistis’tir. Flora, Roma mitolojisinde çiçek ve bahar tanrıçasıdır.Roma’ya Sabinler’den gelme bir tanrıçadır. Çiçek açan her bitkinin yönetimi onun elindedir. Söylenceye göre, Zeus’a (Jupiter) kızan Iuno, erkek araya girmeden çocuk doğurmak istemiş. Ona, dokunduğu kadını gebe bırakan bir çiçek veren Flora, Mars’ı (Ares) doğurmasını sağlamış. Romalılar takvimlerinin ilk ayına baharın başlangıcı olan Mars (Mart) adını vermişlerdir.
Kategori: (Roma Mitolojisi) Yazan: admin, 26-11-2008
Pilumnus:
Roma mitolojisinde bir doğa tanrısıdır ve Picumnus’un erkek kardeşidir. Çocukların uygun biçimde büyümelerini ve sağlıklı kalmalarını sağlardı.
Kategori: (Efsaneler) Yazan: admin, 21-10-2008
Osiris Eski Mısır’da iyinin, gerçeğin tanrısı olup doğru yolu gösterendi. Bu tanrı maddi ve manevi iyinin temsilcisiyken, erkek kardeşi Seth de kötülüğün simgesiydi. Osiris efsanesinin bir açıklaması şöyleydi: O, Nil ırmağının tanrısıydı. Irmak taştığı anlarda toprakla (İsis’le) birleşti, ama ırmak çekildiği sırada onu kıskanan kuraklık devi (Seth ya da Thypon) tarafından öldürüldü. Çünkü toprakla taşkın ırmağın birleşmesindeki bolluk ve üretimin düşmanıydı Seth.
Başka bir açıklamada, Osiris buğday tanrısıydı. Bu tanrı yeryüzünü dolaştı ve bildiklerini Mısırlılara öğretti. Onu kıskanan kardeşi Seth, dönüşünde onu bir sandığa soktu ve sandığı çiviledi. Nil’e attı. İsi, bunu işitince onu aramaya koyuldu. Osiris’in bulunduğu sandık Suriye kıyısındaki Biblos’a geldi. Buranın kralı sandığa bir yer yaptı. İsis sandığın yerini öğrenip geldi, gövdeyi çıkardı, öptü, ağladı ve yas tuttu. Sonra sandığı bir gemiye bindirerek geri götürdü. Oğlunu görmeye gittiği için sandığı bıraktı. Ama onu Seth buldu ve ondört parçaya böldü. Parçaları dört bir yana savurdu. İsi bulabildiği parçaları topladı, gömdü, bulamadıklarının da bir heykelini yaptı. Osiris’in erkeklik organını balıklar yemişti, İsis onun da heykelini yaptı. Apis denilen kutsal boğa Osiris’e adandı ve en iyi tarım yardımcısı olan bu hayvana Eski Mısır’da tanrı gibi tapıldı. Bir inanca göre de, İsis kanadıyla çamuru temizledi ve Osiris’i canlandırdı.
Kategori: (Mısır Mitolojisi) Yazan: admin, 15-10-2008
Min – Erkek Bereket Tanrısı. Ona güç ve iktidar Tanrısı da denilmektedir.