<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Mitoloji &#187; efsane</title>
	<atom:link href="http://www.mitoloji.org/etiket/efsane/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.mitoloji.org</link>
	<description>Mitoloji nedir ?</description>
	<lastBuildDate>Tue, 24 Feb 2009 16:12:14 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Asklepios &#8211; Yunan Mitolojisi&#8217;nde tıbbın ve sağlığın tanrısı</title>
		<link>http://www.mitoloji.org/yunan-mitolojisi/asklepios-yunan-mitolojisinde-tibbin-ve-sagligin-tanrisi.html</link>
		<comments>http://www.mitoloji.org/yunan-mitolojisi/asklepios-yunan-mitolojisinde-tibbin-ve-sagligin-tanrisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 05 Dec 2008 08:36:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yunan Mitolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[antik]]></category>
		<category><![CDATA[artemis]]></category>
		<category><![CDATA[Athena]]></category>
		<category><![CDATA[bergama]]></category>
		<category><![CDATA[canavar]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[dini]]></category>
		<category><![CDATA[efsane]]></category>
		<category><![CDATA[Hades]]></category>
		<category><![CDATA[hekim]]></category>
		<category><![CDATA[hygieia]]></category>
		<category><![CDATA[karga]]></category>
		<category><![CDATA[kheiron]]></category>
		<category><![CDATA[koronis]]></category>
		<category><![CDATA[Kurt]]></category>
		<category><![CDATA[Mitoloji]]></category>
		<category><![CDATA[ölümsüz]]></category>
		<category><![CDATA[panacea]]></category>
		<category><![CDATA[Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[tanrılar]]></category>
		<category><![CDATA[yunanca]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mitoloji.org/?p=535</guid>
		<description><![CDATA[ Asklepios;
Yunan Mitolojisi&#8217;nde tıbbın ve sağlığın tanrısı. Apollon ve Koronis&#8217;in oğlu, Hygieia, Meditrina, Iaso, Aceso, Aglæa ve Panacea&#8217; nın babasıdır.
Yılanlı asası ile Yunan söylencelerinde Apollon’un oğlu olarak geçer. Buna göre; Teselya Kralı’nın kızı Koronis tanrı Apollon ile sevişir ve ondan gebe kalır. Ne var ki, tanrının çocuğunu karnında taşırken Arkadya’dan gelen bir yabancıyı da yatağına [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="float: left;margin: 4px;">[#2: Edit Options>MightyAdsense>Adsense Code]</p> <p>Asklepios;</p>
<p>Yunan Mitolojisi&#8217;nde tıbbın ve sağlığın tanrısı. Apollon ve Koronis&#8217;in oğlu, Hygieia, Meditrina, Iaso, Aceso, Aglæa ve Panacea&#8217; nın babasıdır.</p>
<p>Yılanlı asası ile Yunan söylencelerinde Apollon’un oğlu olarak geçer. Buna göre; Teselya Kralı’nın kızı Koronis tanrı Apollon ile sevişir ve ondan gebe kalır. Ne var ki, tanrının çocuğunu karnında taşırken Arkadya’dan gelen bir yabancıyı da yatağına alır. Bu haberi tanrıya kutsal kuşu olan karga verir.Apollon kız kardeşi Artemis&#8217;i Koronis&#8217;i cezalandırmak üzere görevlendirir. Artemis de kadını bir odun yığınının üzerinde diri diri yanmaya mahkum eder. O ateş öyle büyüktür ki, o zamanlar köpükler gibi ak olan karga tüyleri, o günden sonra is karası rengi olur. Kadın alevler üzernde can vermek üzeredir ki; Apollon çocuğunu Koronis’in karnından alır. Çocuğu yetiştirmesi için at adam Kheiron’a verir. Bu olay hekim-tanrının son anda kurtarıcı olarak yetişmesinin simgesidir. Asklepios’a hekimlik sanatını öğreten Kheiron bütün at adamlar gibi doğanın içinde yaşayan, doğanın sırrına ermiş bir varlıktır. Sağlığın kaynağı da doğada olduğuna göre; Kheiron’un açık havada, güneşin altında şifalı otlardan ve sulardan yararlanma yollarını bilmesi de gerçek olarak ortaya çıkmaktadır. Asklepios böylece usta bir hekim olarak yetişir, hekimliğin ve cerrahlığın tüm bilgilerini edinir. Asklepios, elindeki asasını (ki bu asa da bugün bildiğimiz, tıbbın simgesi olan yılan dolanmış asadır.) yanından hiç ayırmaz, gittiği her yere onu da götürür, yorulduğu zaman da ondan destek alır. Daha öteye giderek, ölüleri bile diriltmeye çalışır. Bunun sırrını efsane şöyle açıklar: Tanrıça Athena, Gorgo canavarı öldüğü zaman bedeninden akan kanı toplamış ve Asklepios’a vermiştir. Gorgo’nun sağ tarafındaki damarlarda zehirli, sol tarafındaki damarlarda şifalı kan varmış. Asklepios bu şifalı kanla ölüleri diriltme yoluna gitmiş. Ancak insanların ölümsüz olması fikri hem Zeus&#8217;un iktidarını sarsmış, hem de yeraltınının tanrısı Hades&#8217;i çok kızdırmış. Ve Hades kardeşini bir şeyler yapması konusunda kışkırtmış, Zeus da Asklepius&#8217;un başına bir şimşek fırlatarak onu öldürmüş. Derler ki o an Asklepius&#8217;un elinde reçete yazılı olan kağıt toprağa düşmüş ve yağan yağmurla üzerindeki yazılar toprağa karışmış. Oradan da her derde deva sarımsak bitmiş. Apollon da, Zeus’a yıldırımları bağışlayan Kykloplar’ı öldürerek, oğlunun öcünü almış. </p>
<p>Asklepios’un yok oluşundan sonra hekimlik sanatını kızı, Hygieia (Yunanca sağlık anlamına gelir) ve oğulları Asklepiades adında bir lonca düzeni içinde sürdürmüşlerdir. Atina&#8217;da, Bergama&#8217;da, İzmir&#8217;de Asklepios adına tapınaklar kurmuşlardır. Bergama&#8217;da asclepion adıyla bilinen sağlık sitesi antik Yunan dünyasındaki üç büyük sağlık sitesinden biri olarak kabul edilir.</p>
<p>Asklepios efsanesine Anadolu&#8217;da yapılan bir katkı da şudur (aynı hikaye Lokman Hekim içinde anlatılır); Zeus Asklepios&#8217;u yıldırımıyla öldürünce bu sırada hekimin yazmakta olduğu reçete oradaki bir otun üzerine düşmüş, yağan yağmurla kağıttaki yazı toprağa karışarak her derde deva sarımsak meydana gelmiştir.</p>
<p>Diğer bir söylenceye göre, Asklepios daima elinde asasıyla dolaşırmış. Bu asa, hekim, hastalarına giderken ona destek olur; asasına yaslanan hekim ondan güç alır; yorulmadan hastadan hastaya koşarak şifa dağıtırmış. Asklepios&#8217;un yılanlı asası hekimliğin simgesidir ve tıp sembolüdür. Asklepios&#8217;un diğer simgeleri: Çam kozalakları, defne dalları, keçi ve köpekdir.<br />
Asklepios, Yunan tanrıları içinde ününü en uzun süre sürdürenlerden biridir. Ortaçağ&#8217;a kadar karşımıza çıkar.Hekimler Asklepiades adında bir lonca etrafında biraraya gelirler. Kos (İstanköy) adasında yaşayan Hippokrat&#8217;da bu geleneğe bağlıdır. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mitoloji.org/yunan-mitolojisi/asklepios-yunan-mitolojisinde-tibbin-ve-sagligin-tanrisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Amazonlar &#8211; Anadoluyu savunan kadınlar</title>
		<link>http://www.mitoloji.org/yunan-mitolojisi/amazonlar-anadoluyu-savunan-kadinlar.html</link>
		<comments>http://www.mitoloji.org/yunan-mitolojisi/amazonlar-anadoluyu-savunan-kadinlar.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 05 Dec 2008 08:29:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yunan Mitolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[akhilleus]]></category>
		<category><![CDATA[amazon]]></category>
		<category><![CDATA[Amazonlar]]></category>
		<category><![CDATA[anadolu]]></category>
		<category><![CDATA[bal]]></category>
		<category><![CDATA[cesaret]]></category>
		<category><![CDATA[efsane]]></category>
		<category><![CDATA[Erkek]]></category>
		<category><![CDATA[Eski]]></category>
		<category><![CDATA[Gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[kral]]></category>
		<category><![CDATA[Mitoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Savaş]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mitoloji.org/?p=527</guid>
		<description><![CDATA[[#3: Edit Options>MightyAdsense>Adsense Code] Anadolu&#8217;ya yapılan en önemli saldırılardan biri olan Truva Savaşı sırasında Amazonlar da savaşmışlar, hatta; erkeklerin arasında, omuz omuza Anadolu&#8217;yu savunmuşlar. O kadar ustaca savaşıyorlarmış ki, kimse o parlak zırhlarının, başlıklarının içinde bir kadının olabileceğini düşünemiyormuş. Truva Savaşı sırasında orduyu cesaretlendiren Amazon kraliçesi Penthesileia&#8217;nın efsanesi ise oldukça trajiktir. Truva&#8217;ya saldırılar başlayınca Amazonlar&#8217;ın [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Anadolu&#8217;ya yapılan en önemli saldırılardan biri olan Truva Savaşı sırasında Amazonlar da savaşmışlar, hatta; erkeklerin arasında, omuz omuza Anadolu&#8217;yu savunmuşlar. O kadar ustaca savaşıyorlarmış ki, kimse o parlak zırhlarının, başlıklarının içinde bir kadının olabileceğini düşünemiyormuş. Truva Savaşı sırasında orduyu cesaretlendiren Amazon kraliçesi Penthesileia&#8217;nın efsanesi ise oldukça trajiktir. Truva&#8217;ya saldırılar başlayınca Amazonlar&#8217;ın cesaretini örnek alan diğer Anadolulu ordular da savaşmaya başlamışlar. Karşı tarafın en ünlü kahramanı olan Akhilleus ile Amazon Kraliçesi Penthesileia&#8217;nın, savaş alanındaki mücadelesi gerçekten çok zorlu olmuş. Hem Akhilleus, hem de Penthesileia parlak zırhları ve gösterişli başlıkları ile tozlu savaş alanının ortasında birbirlerine doğru yaklaşmaya başlamışlar. Kraliçe keskin baltası ile Akhilleus ise mızrağı ile savaşıyormuş. Kraliçe kusursuz bir şekilde kullanıyormuş baltasını. Hareketleri atik ve hızlıymış.</p>
<p>Göğüs göğüse uzun süren bu dövüş sırasında Akhilleus, düşmanının bir kadın olduğunu aklından bile geçirmemiş. Uzun mücadele sırasında; Akhilleus&#8217;un yenileceğini düşünen bir arkadaşı, ikilinin arasına girerek kraliçenin dikkatini dağıtmış. İşte ne olduysa bundan sonra olmuş ve Akhilleus&#8217;un fırlattığı mızrağı fark edemeyen Penthesileia, göğsüne saplanan mızrak ile yere yığılmış&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mitoloji.org/yunan-mitolojisi/amazonlar-anadoluyu-savunan-kadinlar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Agamemnon</title>
		<link>http://www.mitoloji.org/mitoloji/agamemnon.html</link>
		<comments>http://www.mitoloji.org/mitoloji/agamemnon.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 05 Dec 2008 08:17:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Mitoloji]]></category>
		<category><![CDATA[agamemnon]]></category>
		<category><![CDATA[akhilleus]]></category>
		<category><![CDATA[amca]]></category>
		<category><![CDATA[artemis]]></category>
		<category><![CDATA[asker]]></category>
		<category><![CDATA[Athena]]></category>
		<category><![CDATA[destan]]></category>
		<category><![CDATA[efsane]]></category>
		<category><![CDATA[Efsaneler]]></category>
		<category><![CDATA[güç]]></category>
		<category><![CDATA[homeros]]></category>
		<category><![CDATA[ilyada]]></category>
		<category><![CDATA[kral]]></category>
		<category><![CDATA[Krallar]]></category>
		<category><![CDATA[Kurt]]></category>
		<category><![CDATA[mythos]]></category>
		<category><![CDATA[onur]]></category>
		<category><![CDATA[Roma Mitolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[Savaş]]></category>
		<category><![CDATA[tanrılar]]></category>
		<category><![CDATA[thyestes]]></category>
		<category><![CDATA[Tragedya]]></category>
		<category><![CDATA[yunan]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>
		<category><![CDATA[zeus]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mitoloji.org/?p=513</guid>
		<description><![CDATA[Agamemnon Yunan mythos’unda tektir, eşsiz bir tiptir, yalnız İlyada’da değil, efsaneler boyunca onun simgelediği kavramı onun kadar etkin ve belirgin niteliklerle canlandıran başka bir kişi yoktur. Agamemnon kraldır, krallar kralıdır, her biri bir bölgenin yönetimini elinde tutan birçok derebeylerinin başında, onları ordularıyla birlikte yöneten başkomutandır. Buyruğuna tek bu kurultayda da başlıca kural danışmadır. Yunan mythos’u [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Agamemnon Yunan mythos’unda tektir, eşsiz bir tiptir, yalnız İlyada’da değil, efsaneler boyunca onun simgelediği kavramı onun kadar etkin ve belirgin niteliklerle canlandıran başka bir kişi yoktur. Agamemnon kraldır, krallar kralıdır, her biri bir bölgenin yönetimini elinde tutan birçok derebeylerinin başında, onları ordularıyla birlikte yöneten başkomutandır. Buyruğuna tek bu kurultayda da başlıca kural danışmadır. Yunan mythos’u tanrılar tanrısı Zeus’un üstünde, ondan üstün bir güç bulunduğunu gösterdiği gibi, krallar kralı Agamemnon’un kişiliğinde de krallığın erdemlerini, hem de eksik ve zayıf yönlerini önümüze serer. Bu bakımdan destana olduğu kadar, tragedyaya da esin konusu olmuştur Agamemnon.</p>
<p>İlyada’nın üçüncü bölümünde Helene surların üstüne dizilmiş, savaş alanına bakan Troyalı ihtiyarlara en başta eski eniştesi Agamemnon’u “hem iyi bir kral, hem güçlü bir savaşçı” olarak tanıtır. Agamemnon’un krallık yetkisi Zeus’tan gelmiştir. Homeros onun asasının, kral değneğinin tarihçesini çizerken (İl. II, 100vd.), soyunu Pelops’a kadar götürür, başka bir efsane koluna göre Agamemnın’un ilk atası Tantalos’tu.(Tab. 14 ve 15). İlyada’da Pelops oğullarının kan davasından söz edilmez, krallık normal yoldan Pelops’tan Atreus’a, Atreus’tan Thyestes’e ve ondan Agamemnon’a akarılır; Atreus ile Thyestes arasındaki kardeş düşmanlığı ve onun sonucunda işlenen korkunç suçlar daha çok tragedyaya konu olmuştur (Atreus). Ama destan Agamemnon’u bir krala özgü bütün nitelikleriyle canlandırır. Bu kral portresi üstünde durmaya değer.</p>
<p>İlyada’nın konusu, Agamemnon ile Akhilleus arasındaki kavga Agamemnon yüzünden kopar. Ve bu kavgada krallar kralının tutumu, karakteri ve kişiliği bütün açıklığıyla ortaya serilir. Agamemnon kraldır ve her kral gibi kendi çıkarını, istek ve buyruklarını emrindeki insanlarınkinden üstün görmekte ve bu inanışa göre davranmaktadır. Tutsağı Khryseis’i geri vermek istememesi, vermek zorunda kalınca Akhilleus’unkini almakta hiçbir sakınca görmemesi kavganın asıl nedenidir. Bu olayda karşısına çıkan kim olursa olsun paylar, tersler, hiç sayar (İl. I, 102 vd.)<br />
 …Kalktı hırslaGücü yaygın Agamemnon, yiğit Atreus oğlu,kapkara bir öfkeyle doluydu yüreği,yanıyordu iki gözüm yalım yalım… </p>
<p>Apollon’un Akha’lara gönderdiği salgının nedenini bilen Kalkhas bu öfke karşısında çekinir gerçeği söylemeye (İl. I, 78 vd.).<br />
 Kızdıracağım biliyorum Akha’ların saydığı adamı,o adamın bütün Argos’lulara her yerde sözü geçer.Kral azgın olur kızınca çok ayak takımından birine,bir zaman öfkesini yenerse de, unutamaz kinini,dışarı vurana dek taşır yüreğince onu. </p>
<p>Ama Agamemnon ne Kalkhas’ı dinler, ne de onun sözlerine uyulmazsını salık veren Akhilleus’u, bildiğini yapar. Bu davranışı tepki uyandırır. Tepkinin, yalnız kavgaya tutuştuğu Akhilleus’tan gelmemesi, ordunun alt tabakasını, simgeleye bir askerin de kralı en ağır sözlerle kınaması dikkat çeker. Halkın yöneticisini eleştirmesi dünya yazınında ilk kez görülmektedir burada. Bu eleştiri Akhilleus’un ağzından şöyle dile gelir.</p>
<p>“Ey doymak bilmez adam… Seni gidi edepsiz, çıkarına düşkün yürek… Seni şarap fıçısı, seni it gölü, seni geyik yürekli… Halkını kemiren bir kralsın sen.” (İl. I, 122, vd.).</p>
<p>Ama yiğidin sözlerinde daha da şaşırtıcıdır Thersites’in, halktan bir adamın kralı kınaması (Thersites). Bu eleştiri yalnız kral değil, feodal Akha düzeninin tümünü kapsamaktadır (İl. II, 225 vd.).<br />
 Gene mi bir isteğin var, Atreus oğlu?Barakaların tunçla, kadınla dolu.Bir şehri alır almaz biz Akha’laronları sana verdiydik ilk peşin.Bir de altın mı istiyor canın şimdi?Tutup getirelim Troya’lılardan birini,gelsin babası kurtulmalık versin sana,altınla versin sana öyle mi?Taze bir kadın mı istiyorsun yoksa, düşüp kalkmaya,Bütün gözlerden uzakta, kapatmaya kendine?Başbuğusun, yakışık almaz Akha oğullarını yıkıma sürüklemen.Size diyorum Akha oğulları, hey,Akha oğulları denmez size artık,Akha kadınları demeli,sizi aşağılık herifler sizi,Hadi yurda dönelim gemilerimizle,tek başına bırakalım Troya’da onu,otursun onur payının üstüne.Yardım etmeyelim de görsün sonunu,Saygısızlık etti Akhilleus’a, en üstün yiğidimize,aldı onur payını yoksun bıraktı onu.Akhilleus’un içinde büyük bir kin yok gene de,hem gevşek davranmasaydı sana, Atreus oğlu, bu senin son küfrün olurdu ona. </p>
<p>Bu sorunu Akha ordusunun nasıl çözümlediği de ilginçtir. Athena’nın verdiği esinle Odysseus sıraları dolaşıp söyle yatıştırır herkesi (İl. II, 193 vd.):<br />
 …bilemezsin Atreus oğlunun niyeti ne?Akha oğullarını yokluyor şimdi o,ama ezecek yakında başlarını…Öfkelenip de Akha’lara yıkım getirmesin sakın,Zeus’un beslediği kralların amansızdır öfkesi… daha güçlüdür onlar senden.Sense savaştan anlamaz korkağın birisin.Ne kurultayda geçer sözün, ne savaşta geçer.Hem biz burada hepimiz kral değiliz ki.Her taraftan bir ses çıkarsa iyi olmaz, bir tek baş olmalı, bir tek kral.Kurnaz Kronis oğlu şu değnekle bütün yetkilerisize krallık etsin diye verdi Agamemnon’a! </p>
<p>Agamemnon gene de bir zorba olarak gösterilmez İlyada’da, aslında talihsiz bir adamdır: Akhilleus’u kırdığına bin pişman olur, barışmak için ödün vermeye hazırdır. Yiğidin olumsuz tepkisiyle karşılaştıktan sonra, bir daha aynı uysallığı gösterir ve özür dileyerek barışır (İl.XIX, 85 vd.). her davranışında sanki bir sakarlık vardır Agamemnon’un: Aulis’te avlanırken Artemis’i kızdırması, bu yüzden kızı İphigeneia’yı kurban etmek zorunda kalışı bu kralın hatalarını ne kadar pahalıya ödediğini gösterir (İphigeneia). Karısının ve onun aşığı olan kendi amcaoğlunun elinden öldürülmesi bile aynı yarı komik, yarı trajik kaderin belirtisidir (Klytaimstra, Aigisthos).</p>
<p>İlyada onun kahramanlıklarını ve öldürdüğü Troyalı yiğitlerin adıyla doludur, ama Agamemnon burada da tam başarılı değildir, ne savaşta bir Akhilleus ya da bir Aias olabilir, ne de kurultayda bir Nestor ya da Odysseus gibi üstün bir akıl gösterebilir. Onun kişiliğinde Homeros ve yolunu izleyen bütün ozanlar krallık kurumunun kusur ve eksikliklerini ortaya sermek istemişlerdir sanki.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mitoloji.org/mitoloji/agamemnon.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Roma Tarihi Hakkında Erken Dönem Mitolojisi</title>
		<link>http://www.mitoloji.org/roma-mitolojisi/roma-tarihi-hakkinda-erken-donem-mitolojisi.html</link>
		<comments>http://www.mitoloji.org/roma-mitolojisi/roma-tarihi-hakkinda-erken-donem-mitolojisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 28 Nov 2008 06:09:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Roma Mitolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[efsane]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[kral]]></category>
		<category><![CDATA[Krallar]]></category>
		<category><![CDATA[Mitoloji]]></category>
		<category><![CDATA[mitolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[numa]]></category>
		<category><![CDATA[roma tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[romulus]]></category>
		<category><![CDATA[tanrı]]></category>
		<category><![CDATA[tanrılar]]></category>
		<category><![CDATA[zengin]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mitoloji.org/?p=507</guid>
		<description><![CDATA[Tanrılar hakkında bir anlatı geleneği olmasa da Romalıların kentlerinin (Roma&#8217;nın) bulunuşu, kuruluşu ve ilk dönemleri hakkında çok zengin ve yarı-tarihi yarı-efsanevi anlatı kültürleri mevcuttu. İlk krallar, Romulus ve Numa gibi, tamamen mitik bir doğaya sahipti ve bu tür efsanevi öğeler Cumhuriyetin ilk dönemlerine kadar uzanabilmekteydi.
Bugün, Aeneid ve Livy&#8217;nin ilk bir-iki kitabı bu insan mitolojisinin en [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Tanrılar hakkında bir anlatı geleneği olmasa da Romalıların kentlerinin (Roma&#8217;nın) bulunuşu, kuruluşu ve ilk dönemleri hakkında çok zengin ve yarı-tarihi yarı-efsanevi anlatı kültürleri mevcuttu. İlk krallar, Romulus ve Numa gibi, tamamen mitik bir doğaya sahipti ve bu tür efsanevi öğeler Cumhuriyetin ilk dönemlerine kadar uzanabilmekteydi.</p>
<p>Bugün, Aeneid ve Livy&#8217;nin ilk bir-iki kitabı bu insan mitolojisinin en önemli kaynaklarını oluşturmaktadır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mitoloji.org/roma-mitolojisi/roma-tarihi-hakkinda-erken-donem-mitolojisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mars &#8211; Roma mitolojisindeki savaş tanrısı</title>
		<link>http://www.mitoloji.org/roma-mitolojisi/mars-roma-mitolojisindeki-savas-tanrisi.html</link>
		<comments>http://www.mitoloji.org/roma-mitolojisi/mars-roma-mitolojisindeki-savas-tanrisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 26 Nov 2008 11:31:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Roma Mitolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[avrupa]]></category>
		<category><![CDATA[efsane]]></category>
		<category><![CDATA[Etrüsk]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan]]></category>
		<category><![CDATA[juno]]></category>
		<category><![CDATA[koruyucu]]></category>
		<category><![CDATA[Mars]]></category>
		<category><![CDATA[Mitoloji]]></category>
		<category><![CDATA[mitolojisinde]]></category>
		<category><![CDATA[roma]]></category>
		<category><![CDATA[roma mitoloji]]></category>
		<category><![CDATA[romulus]]></category>
		<category><![CDATA[Savaş]]></category>
		<category><![CDATA[savaş tanrısı]]></category>
		<category><![CDATA[tanrı]]></category>
		<category><![CDATA[yunan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mitoloji.org/?p=435</guid>
		<description><![CDATA[Mars:
Roma mitolojisindeki savaş tanrısıdır. Juno ile ya Jüpiter ya da sihirli bir çiçeğin oğludur. Mars sözcüğünün herhangi bir Hint-Avrupalı türevi olmadığına göre, büyük ihtimalle Etrüsk ziraat tanrısı Maris&#8217;in Latinize edilmiş bir biçimidir. Başlarda Romalı bereket ve bitki tanrısı, çiftlik hayvanlarının, ekin alanlarının koruyucusuyken daha sonraları savaşla özdeşleştirilmiştir; sonunda Yunan mitolojisindeki Ares&#8217;in Roma mitolojisindeki dengi olmuştur.
Mars, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Mars:<br />
Roma mitolojisindeki savaş tanrısıdır. Juno ile ya Jüpiter ya da sihirli bir çiçeğin oğludur. Mars sözcüğünün herhangi bir Hint-Avrupalı türevi olmadığına göre, büyük ihtimalle Etrüsk ziraat tanrısı Maris&#8217;in Latinize edilmiş bir biçimidir. Başlarda Romalı bereket ve bitki tanrısı, çiftlik hayvanlarının, ekin alanlarının koruyucusuyken daha sonraları savaşla özdeşleştirilmiştir; sonunda Yunan mitolojisindeki Ares&#8217;in Roma mitolojisindeki dengi olmuştur.<br />
Mars, Roma&#8217;nın kurucusu Romulus&#8217;un efsanevi babasıydı ve bu nedenle Romalılar atalarının Mars olduğuna inanırdı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mitoloji.org/roma-mitolojisi/mars-roma-mitolojisindeki-savas-tanrisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Fabulinus &#8211; Bebeklerin Tanrısı</title>
		<link>http://www.mitoloji.org/roma-mitolojisi/fabulinus-bebeklerin-tanrisi.html</link>
		<comments>http://www.mitoloji.org/roma-mitolojisi/fabulinus-bebeklerin-tanrisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 29 Oct 2008 11:53:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Roma Mitolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[efsane]]></category>
		<category><![CDATA[Fabulinus]]></category>
		<category><![CDATA[Mitoloji]]></category>
		<category><![CDATA[tanrı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mitoloji.org/?p=265</guid>
		<description><![CDATA[Fabulinus &#8211; Bebeklerin Tanrısı. Efsaneye göre, bu Tanrı Romalı çocuklara konuşmayı öğretirdi.
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family: Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif; color: #519b8c; font-size: x-small;"><strong><span style="font-size: x-small;">Fabulinus</span></strong><span style="font-size: x-small;"> &#8211; Bebeklerin Tanrısı. Efsaneye göre, bu Tanrı Romalı çocuklara konuşmayı öğretirdi.</span></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mitoloji.org/roma-mitolojisi/fabulinus-bebeklerin-tanrisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Osiris Efsanesi &#8211; Eski Mısır Efsanesi</title>
		<link>http://www.mitoloji.org/efsaneler/osiris-efsanesi-eski-misir-efsanesi.html</link>
		<comments>http://www.mitoloji.org/efsaneler/osiris-efsanesi-eski-misir-efsanesi.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 21 Oct 2008 11:04:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Efsaneler]]></category>
		<category><![CDATA[efsane]]></category>
		<category><![CDATA[Erkek]]></category>
		<category><![CDATA[mısır efsanesi]]></category>
		<category><![CDATA[Nun]]></category>
		<category><![CDATA[Osiris]]></category>
		<category><![CDATA[seth]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mitoloji.org/?p=201</guid>
		<description><![CDATA[Osiris Eski Mısır’da iyinin, gerçeğin tanrısı olup doğru yolu gösterendi. Bu tanrı maddi ve manevi iyinin temsilcisiyken, erkek kardeşi Seth de kötülüğün simgesiydi. Osiris efsanesinin bir açıklaması şöyleydi: O, Nil ırmağının tanrısıydı. Irmak taştığı anlarda toprakla (İsis’le) birleşti, ama ırmak çekildiği sırada onu kıskanan kuraklık devi (Seth ya da Thypon) tarafından öldürüldü. Çünkü toprakla taşkın [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Osiris Eski Mısır’da iyinin, gerçeğin tanrısı olup doğru yolu gösterendi. Bu tanrı maddi ve manevi iyinin temsilcisiyken, erkek kardeşi Seth de kötülüğün simgesiydi. Osiris efsanesinin bir açıklaması şöyleydi: O, Nil ırmağının tanrısıydı. Irmak taştığı anlarda toprakla (İsis’le) birleşti, ama ırmak çekildiği sırada onu kıskanan kuraklık devi (Seth ya da Thypon) tarafından öldürüldü. Çünkü toprakla taşkın ırmağın birleşmesindeki bolluk ve üretimin düşmanıydı Seth.<br />
Başka bir açıklamada, Osiris buğday tanrısıydı. Bu tanrı yeryüzünü dolaştı ve bildiklerini Mısırlılara öğretti. Onu kıskanan kardeşi Seth, dönüşünde onu bir sandığa soktu ve sandığı çiviledi. Nil’e attı. İsi, bunu işitince onu aramaya koyuldu. Osiris’in bulunduğu sandık Suriye kıyısındaki Biblos’a geldi. Buranın kralı sandığa bir yer yaptı. İsis sandığın yerini öğrenip geldi, gövdeyi çıkardı, öptü, ağladı ve yas tuttu. Sonra sandığı bir gemiye bindirerek geri götürdü. Oğlunu görmeye gittiği için sandığı bıraktı. Ama onu Seth buldu ve ondört parçaya böldü. Parçaları dört bir yana savurdu. İsi bulabildiği parçaları topladı, gömdü, bulamadıklarının da bir heykelini yaptı. Osiris’in erkeklik organını balıklar yemişti, İsis onun da heykelini yaptı. Apis denilen kutsal boğa Osiris’e adandı ve en iyi tarım yardımcısı olan bu hayvana Eski Mısır’da tanrı gibi tapıldı. Bir inanca göre de, İsis kanadıyla çamuru temizledi ve Osiris’i canlandırdı. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mitoloji.org/efsaneler/osiris-efsanesi-eski-misir-efsanesi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

