Prometheus’un Cezalandırılması

Kategori: (Yunan Mitolojisi) Yazan: admin, 24-02-2009

Etiketler : , , , , , ,

ateşi çalıp insanlara vermesinden dolayı, Prometheus’u korkunç bir cezaya çarptırdı.Onu zincirlerle Kaukasos dağında kayaya bağlatarak, kara ciğerini Ekhidna ile Typhondan doğma bir kartala yedirtti. Kartal her gün gelip karaciğerini yiyiyor, ve yenilen ciğer her gün yeniden oluşuyordu. Bu konuda Hesiodosta olmayan detayları Aiskhylos’un anlattıklarından öğreniyoruz3. ’un geleceğiyle ilgili bir sırrı yalnızca Prometheus biliyordu. bir kadınla evlenecekti. Bununla çiftleşmesinden doğacak çocuk, ’un egemenliğine son verecekti. bu cocuğun kimden olacağını öğrenmek ve gelecekte de tahtını koruyabilmek için Prometheus’un ciğerini yiyen kartalı öldürmesi için Herakles’i gönderdi. Herakles, Ekhidna ve Typhondan doğma kartalı bir okla öldürdü. oğlunun bu başarısından çok memnun olmuştu. Prometheus’u yeniden lar katına kabul etti . Başka bir anlatıya göreyse herakles sadece kartalı öldürdü. Fakat Prometheus’un zincirlerden kurtulması için tekrar ölümsüz olması gerekmekteydi. İşte bu sırada Kentaurlarla Teselyanın efsanevi
halkı Lapitler arasındaki ta, yanlışlıkla Herakles’in okuyla yaralanan Kentauros Kheiron, bu acıdan kurtulmak için ölmek istedi. Ölümsüz olduğu için ölümsüzlüğünü kabul edecek
birini bulması gerekiyordu. Prometheus bunu kabul etti ve onu çektiği acılardan kurtardı. Kendiside tekrar özgürlüğüne kavuştu ve ölümsüz oldu. Prometheus bildiği sırrı açıkladı;
, Nereus kızıTthetise gönül vermişti. Bu birleşmeden doğacak çocuk, babasından daha güçlü olacaktı. ’u tahtından indirecekti. Bu sırrı öğrenen , Thetis’i bir ölümlüyle evlendirmeyi ister. Thetis ise kendisine eş olarak seçilen Peleus’la evlenmemek için, kızlarına has yeteneklerini kullanarak, kılıktan kılığa girdi. Fakat sonunda Peleus’la evlenmeye razı oldu. Peleus’la Thetis, Olyposta, lar sofrasında yapılan evliliklerinden, daha sonra Akhilleus doğdu.

Yunan Mitolojisinde Su ve Yeraltı Tanrıları

Kategori: (Yunan Mitolojisi) Yazan: admin, 22-02-2009

Etiketler : , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

[#2: Edit Options>MightyAdsense>Adsense Code]

Su ve Yeraltı ları

Su ya da ları geniş bir topluluk oluştururlar. Onların başında denizlerin ve dingin suların efendisi Poseidon vardır. (Denizler’i Akdeniz, dingin suları da Karadeniz karşılar.) larından biri de Okeanos’tur. Evreni çevreleyen “Okeanos” ırmağının efendisi olan Okeanos dişi titanlardan Tethys’in kocasıdır. Karıkocanın Okeanis denilen birçok kızı vardır. Bu perileri ırmakları ve kaynakları simgeleştirirler. En çok bilinen Styks, Kallirroe ve Arethusa’dır. Su larından Pontos, Gaia’nın oğludur, adı “ uçurumu” anlamına gelir. Büyük oğlu Nareus, Doris’le evlidir. Nareus’un kızları Nareis’ler sayıları otuzla elli arasında düşünülen perileridir. Başlıcaları Thetis, Amphitrite, Galateia’dır. Amphitrite, Poseidon’la evlidir. Triton, Amphitrite’yle Poseidon’un oğludur, bazen korkunç bazen iyilikçi bir tanrı olarak gösterilmiştir. Geleceği bildirir, büyük bir salyangozu kabuğuyla her yerden duyulacak biçimde ses çıkarır. Herakles’le dövüşmüş, Dionysos’a şarabın etkisiyle yenilmiştir. Poseidon’la Amphitrite’nin canavar sürülerine bakar. Geleceği okumak ve istediği biçime girmek yeteneğini Poseidon’dan almıştır. Yer altı larına gelince, onların başı ’un kardeşi Hades’tir. Yeraltında ayrıca intikam tanrıçaları Erinya’lar vardır. Bunlar ahlak kurallarını korurlar, bu kurallara karşı gelenleri cezalandırırlar. Bu acımasız ama dürüst tanrıçalar Kronos ile Nyks ‘in kızlarıdır. Korkunç canavarlar biçiminde tanıtlanmışlardır. Aile düzenini korurlar, aile düzeyinde cinayetlerle ilgilenirler. Uyku sı Hypnos, Erebos’la Nyks’in oğlu Thanatos’un (Ölüm) ikiz kardeşidir. Yeraltında yaşar, oradan insanlara uyku ve düş gönderir.

DÜŞÜNCE TARİHİ
Afşar Timuçin
Bulut Yayınları
3. Basım, 2000

Sf. 155-179

Theseus ve Minotauros hakkında bilgiler

Kategori: (Yunan Mitolojisi) Yazan: admin, 09-01-2009

Etiketler : , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

[#3: Edit Options>MightyAdsense>Adsense Code]

Girit’te o zamanlar europa ile ’un oğlu güçlü minos hüküm sürüyordu. gücünü kanıtlamak için bir gün poseidon’dan, ona kurban edeceği bir boğayı denizden çıkartıp vermesini ister. öyle güzel görünüyordu ki, minos bi türlü onu kurban etmeye kıyamaz; boğayı saklar ve poseidon’a başka bir boğa kurban eder. poseidon’un intikamı acı olur. kendi boğasını huysuz kılar ve minos’un karısı psiphae’de de bu boğaya karşı, doğaya ters, bir aşk uyandırır. bunların birleşmesinden boğa başlı canavar minotauros doğar. daidalos içinden hiç kimsenin çıkmayacağı labyrinthos’u inşa eder. eti ile beslenen minotauros buraya kapatılır.

sonrasına gelince, atinalılara karşı bir savaş kazanmış olan minos onlara, haraç olarak, her yıl canavarın yemi için yedi genç erkek, yedi genç kız göndermelerini kabul ettirir. theseus, minotauros’u öldürmeyi kararlaştırarak girit’e hareket edecek gemide yer alır. küçük kafile orada, labyrinthos’un içine tıkılmadan önce halkın önünden geçirilir. ın kızlarından ariane bu sırada theseus’u görür görmez aşık olur.

ariane, theseus’tan, girit’i terk ederken kendisini de götüreceğine ve kendisiyle evleneceğine dair söz alır. labyrinthos’ta kahraman, minotauros’u uykuda bulur. onu kıpırdayamaz halde toprağa bastırarak tek silahı olan yumrukları ile tepeler…

ve theseus, ariane ‘yi almadan girit’ten kaçar..

Üç Tanrıça - Artemis - Aphrodite - Hestia

Kategori: (Yunan Mitolojisi) Yazan: admin, 25-12-2008

Etiketler : , , , , , , , , , , , , , , , ,

Üç

Olympos’ta ’dan başka üç önemli daha vardır.

Bunlardan bakire yırtıcı hayvanların tanrıçasıdır. Ormanlarda, dağlarda dolaşır, Ay’ı simgeler. Kuşların yavrularını koruduğu için “gençliğin koruyucusu” olarak nitelendirilmiştir. kinci ve acımasız bir olarak gösterilmiştir. Elinde bir yay tutar, gebe kadınları oklarıyla öldürür, böylece bakireliğini korumuş olur.

Aşk ve güzellik tanrıçası Aphrodite çekiciliğiyle insanları ve ları baştan çıkarır. En bilge kişiler bile onun dayanılmaz güzelliğine yenik düşerler. İliada’da ’un ve Dione’nin kızı olarak gösterilmiştir. Daha sonraları köpüğünden (yun, aphros) olduğuna inanılmıştır. Bazı kaynaklarda ateş sı çirkin Hephaistos’un karısı olarak gösterilir. Aphrodite güzellik tanrıçası olarak hem doğurma içgüdüsünü öne çıkarır hem de bu yönde insanları tutkulu kılar. Her şeyden önce doğurucu ve çekici kadınlığı simgeler.

Bakire Hestia Kronos ile Rea’nın kızı, ’un kızkardeşidir. Poseidon ve ’la yaşadığı aşk bakireliğini bozmamıştır. Silik bir kişiliği vardır, lara ve insanlara belli bir yükümlülüğü yoktur. Ateş tanrıçası olarak bilinir ve aileyi simgeler. Sofraya oturuşta ve sofradan kalkışta adı anılır. Her kentte saygı görmüş, her kentte adına sürekli bir ateş yakılmıştır. Koloniler kurulurken bir kentten ayrılanlar yeni kentlerinin ocağına bu ocaktan ateş taşımışlardır.

DÜŞÜNCE TARİHİ
Afşar Timuçin
Bulut Yayınları
3. Basım, 2000

Sf. 155-179

Zeus ve Europa

Kategori: (Yunan Mitolojisi) Yazan: admin, 12-12-2008

Etiketler : , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Europe (Avrupa), lar ’un sevgisini kazanmakla ölmez bir ün salmış, bütün bir kıtaya adını vermiştir. Avrupa, “akşam güneşi” veya “güneşin battığı yer” anlamını taşır.

Avrupa adına (Avropa), İ.Ö.8. ya da 9. yüzyılda yazıldığı öne sürülen Apollo’ya adanmış Homerik İlahi’de rastlanır.

Orada Avropa adı ile anılan yer Mora-Peloponessos yarımadası ve Ege adalarının karşı taraflarındaki yerlerdir. Bu öykü 3.yüzyılda yaşamış İskenderiyeli bir şairin Moskhos Şiirinde anlatılır.’la sevişmesi yüzünden adı coğrafyaya geçen tek kadın İo değildir. Europe’nin ünü daha da yaygındır. İo’nun yıllarca acı çekmesine karşılık Europe (Europa), bir boğa sırtında denizler aşıvermesinin yarattığı birkaç saniyelik şaşkınlık ve korku bir yana bırakılırsa hiç üzülmemiştir, denebilir. ’la seviştiği sırada neredeydi bilinmiyor. Bilinen bir şey var, lar sı, gamsız, tasasız, gönlü ne dilerse onu yapıyordu. bir ilkbahar sabahı, gökteki sarayında oturmuş, yeryüzünü gözetliyordu. Gözleri ansızın ilgi çekici bir yaratığa ilişti. Europa’nın babası Tyr yada Sidon ıdır. Güzel Europa, uykudan uyanmış, gördüğü düşü yorumlamaya çalışıyordu. İki kıta, kadın kılığında, kendisini paylaşmak istemişlerdi düşünde. Europa’yı doğurduğunu ileri süren Asya, onu kendisi almak istemişti. Öteki kıta ise, ’un Europa’yı kendisine verdiğini söylemişti.Gördüğü bu garip düşü yorumlayamadı Europa, kendi yaşındaki kız arkadaşlarını topladı. kıyısındaki çiçek tarlasına gittiler. Orada oyunlar oynarlar, sepetlerini çiçeklerle doldururlardı. Hepsi de bilirdi ki en güzel sepet Europa’nın sepetidir… Topal Tanrı Hephaistos yapmıştı o sepeti. Üstünde İo ‘nun inek oluşu, Argos’un öldürülüşü, sonra ’un İo’yu yeniden kadın kılığına sokuşu çiziliydi. onu görünce dayanamadı. Zaten Aşk Tanrıçası Afrodit’in oğlu Eros’a söylemiş, oda oklarından birini ’un kalbine saplamıştı. uzaklardaydı o sırada, ama yine de korktu. Bir boğa kılığına girdi.Çiçek toplayan kızların arasına girdi. Yaşıtları gibi, Europa’da boğayı görür görmez dayanamayıp yanına geldi, onu sevdi, okşadı. Hemen eğildi boğa, Sanki Europa’nın sırtına binmesini ister gibiydi..Sırtına bindirip gezdirecek bizi,Öyle tatlı, öyle güzel boğa ki bu,Hiç boğaya benzemiyor, iyi bir gibi yalnız konuşamıyor.Europa gülümseyerek, boğanın sırtına oturdu. Ötekilerinde binmesine fırsat vermedi , fırlattığı yıldırımların hızıyla denize daldı. O ilerledikçe dalgalar iki yana açılıyordu. Yanlarında. Önlerinde, arkalarında garip ları Nereid’ler, boruları öttürerek Tritonlar ve ’un kardeşi Posedion gidiyordu. Sulardan gördüğü yaratıklardan korkan Europa, düşmemek için bir eliyle boğanın kocaman boynuzunu tutarken, öteki eliyle de, ıslanmasın diye mor eteğini topluyordu. “ Bu boğa olsa olsa bir dır” diye düşünüyordu. Sonunda dayanamadı, kendisini ıssız bir yerde tek başına bırakmaması için boğaya yalvardı. Boğa cevap vererek kendisinin lar olduğunu, ona tutulduğunu,Girit adasına gittiklerini söyledi. Bir süre sonra Girit adasına ayak bastılar. Orada mevsimler karşıladı kendilerini. Gortyna’da bir kaynağın yanında, çınar ağaçlarının altında genç kızla birleşti. Europa ’a üç oğul verdi. Minos, Sarpedon ve Radamanthys daha sonra , Europa’ya üç armağan sundu: Girit kıyılarını herhangi bir yabancının ayak basmasına karşı koruyan tunçtan robot Talos, avını hiç bir kaçırmayan bir köpek ve hedefinden hiç bir şaşmayan bir av mızrağı.

Aphrodite - Adonis

Kategori: (Yunan Mitolojisi) Yazan: admin, 05-12-2008

Etiketler : , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Aphrodite - Adonis

Suriye ı Theias’ın Myrra ya da Smyrna adında bir kızı vardı. Aphrodite’in öfkesi, onda babasıyla ensest ilişki yapmak isteğini uyandırdı.
Smyrna, dadısı Hippolyte’nin yardımıyla Theias’ı kandırmayı başardı ve on iki gece boyunca onunla birleşti. Ama, on ikinci gece Theias kızının oyununu fark etti ve bıçağını alarak, onu öldürmek için peşine düştü.
Myrrha (myrra), bu tehlike karşısında lara sığındı. lar da, onu ağaca dönüştürdüler. On ay sonra ağacın kabuğu kabardı, çatladı ve içinden bir çocuk çıktı. Çocuğa Adonis adını verdiler.
Çocuğun güzelliğinden etkilenen Aphrodite, onu aldı ve yetiştirmesi için gizlice Persephone’ye emanet etti. Ama, Persephone de çocuğu görünce aşık oldu ve onun Aphrodite’ye geri vermek istemedi. İki arasındaki bu kavgada hakemlik yaptı.
Bazı araştırmacılarsa, adına Mousa (Musa) Kalliope’nin hakemlik ettiğini söylerler. Sonunda, Adonis’in, yılın dört ayını Aphrodite’yle, dört ayını Persephone‘yle, diğer dört ayını da istediği yerde geçirmesine karar verildi. Ama Adonis her yılın üçte ikisini Aphrodite’yle, üçte birini de Persephone’yle geçirdi.
Daha sonraları, ‘in öfkesi (neden ileri geldiği tam olarak bilinmiyor) Adonis’in başına bir yabandomuzunu musallat etti ve bir av sırasında yabandomuzu Adonis’i öldüresiye yaraladı. Bir ağaçtan doğarak yılın üçte birini yer altında geçiren ve geriye kalan zamanda da aşk ve ilkbahar tanrıçasıyla birleşmek için gün ışığına çıkan bu çocuğun kişiliğinde, bitkilerin boy veriş sırrını sembolik bir tarzda dile getiren bir mitosun bu ilk kabataslak şekli, daha sonraları başka unsurlarla süslenip tamamlanmış bir halde Aphrodite’nin lanetinin hangi nedene dayandığı konusunda açık bilgiler verilmiştir. Buna göre: Kinyras’ın (Theia yerine) karısı ve Smyrna’nın annesi olan Kenkhreis, kızının Aphrodite’den daha güzel olduğunu iddia ederek tanrıçayı incitmiş ve da bu hatayı cezalandırmak için Smyrna’da, ağır bir suç olan bu aşkı uyandırmıştı. Smyrna, tutkusunun ensest nitelikte olduğunu farkedince, önce kendini asmak ister, ama bu sırada dadısı çıkagelerek ona, tutkusunu tatmin etmesini öğütler. Ensest gerçekleşince, genç kadın utancından ormana gizlenir; burada, Aphrodite kurbanına acıyarak onu ağaca dönüştürür. Ve Smyrrna’nın babası, ağacın kabuğunu kılıcıyla yararak küçük Adonis’i gün ışığına çıkarır.
Ya da, bir yabandomuzu (genç adamın ölüm şeklini önceden haber verircesine) keskin dişleriyle ağacın kabuğunu yararak bebeğin ağaçtan çıkmasını sağlar. Hellenistik şairler, Adonis’i, Nymphalar tarafindan büyütülmüş ve kırda, ormanda sürüleri güder ya da avlanır biçimde tasvir etmişlerdir. Onun ölümüne yol açan felakete gelince, buna ’in değil, Aphrodite’nin aşığı Ares’in kıskançlığının, ya da ’un Aphrodite’den öç alma isteğinin yol açtığı ileri sürülür (çünkü Aphrodite, yıkanırken kendisini çıplak bir halde gören ’un oğlu Erymanthos’u kör etmişti). Adonis miti, kah İdalion tepesinde, kah Lübnan’da geçer. Byblos’tan, Adonis adlı bir ırmak geçmekteydi ve bu ırmak her yıl Adonis’in ölüm yıldönümünün anıldığı günde kızıla boyanmaktaydı. Birçok çiçek miti de Adonis hikayesine bağlanmaktadır; yalnızca kokulu reçinenin (Myrra’nın gözyaşları) mitsel orijini değil, gülünki de ona bağlanıyordu: başlangıçta gülün rengi beyazdı; ama, Aphrodite yaralı arkadaşnın peşinden koşarken ayağına bir diken battı ve kanı, kendisine adanmış olan bu çiçeği kırmızıya boyadı. Dağ lalelerinin de, yaralanan Adonis’in kanından meydana geldiğine inanılıyordu. İdil şairi Bion, tanrıçanın, Adonis’in akan kanı kadar gözyaşı döktüğünü ve her damla gözyaşından bir gülün, her damla kandan bir dağlalesinin oluştuğunu anlatır. Aphrodite, arkadaşının şerefine bir anma günü ihdas etti; bu günü, Suriyeli kadınlar her yıl ilkbaharda kutluyorlardı. Vazolara, sandıklara vs. tohumlar ekilerek, çabuk bitmesi için sıcak suyla sulanıyordu. Bunlara ‘Adonis’in bahçeleri’ adı veriliyordu. Bu şekilde zorlanan bitkiler toprağın üstüne çıktıktan az sonra ölüyor ve böylece Adonis’in kaderini simgelemiş oluyorlardı. Öte yandan, kadınlar da, Aphrodite’nin sevgilisi olan genç adamın kaderi üzerine ayin yaparak ağıtlar yakıyorlardı. Bu mitnin İbrani asıllı olduğu söylenmektedir. nın adı İbranice ‘efendi’ anlamına gelen kelimeden türemedir. Adonis kültü, Hellen döneminde Akdeniz dünyasına yayıldı. Adonis mitolojisine ait figürlere Etrüsk aynalarında da rastlanır. Eski Sami kavimlerinin inançlarında bitki ve yeniden doğuş sının adı da Adonistir. ‘Sahip’, ‘efendi’, ‘rabb’ anlamlarına gelmektedir. Dumuzi, Tammuz, Attis kültlerine yakınlık göstermekle beraber ayrıntıları vardır, farklılık gösterir. Kültün menşei Suriye sahilindeki Nega (byblus) dır. Bu bölgedeki orman sı Hay-tau’nun yerine geçti. Ayrıca Ugarit bölgesindeki bitki ve hasat ları Mot ve Aleyin’in rollerini aldı. Mısır ile özdeşleştirildi; Mısır’ın hasat sonrası ölümü bir bakıma nın ölümü olarak düşünülürdü.

Tek göğüslerini kesen Amazonlar

Kategori: (Yunan Mitolojisi) Yazan: admin, 05-12-2008

Etiketler : , , , , , , ,

Dilbilimcilerin “Amazon” sözcüğü üzerine yaptığı araştırmaların sonuçlarına göre; Anadolu’nun Karadeniz Bölgesi’nde yaşamış olan bu savaşçı topluluğun adının anlamının, “Göğüssüz” olduğu ortaya çıkıyor. Söylencelere göre, bu savaşçı kadınlar ok atarken rahatsız olmamak ve yayı daha fazla gerebilmek için tek göğüslerini küçükken keserlermiş. Böylece yayı, zahmetsizce gerebilir ve oku daha da uzağa atabilirlermiş. Bu özellikleri ise larda onlara ezici üstünlük sağladığından geleneklerini çok uzun yıllar boyunca hiç değiştirmemişler.