<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Mitoloji &#187; benzer</title>
	<atom:link href="http://www.mitoloji.org/etiket/benzer/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.mitoloji.org</link>
	<description>Mitoloji nedir ?</description>
	<lastBuildDate>Tue, 24 Feb 2009 16:12:14 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Yunan Mitolojisi Mucize Fikri</title>
		<link>http://www.mitoloji.org/yunan-mitolojisi/yunan-mitolojisi-mucize-fikri.html</link>
		<comments>http://www.mitoloji.org/yunan-mitolojisi/yunan-mitolojisi-mucize-fikri.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 19 Dec 2008 08:43:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yunan Mitolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[benzer]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[bodhisattva]]></category>
		<category><![CDATA[descartes]]></category>
		<category><![CDATA[dinde]]></category>
		<category><![CDATA[dua]]></category>
		<category><![CDATA[fikri]]></category>
		<category><![CDATA[hafif]]></category>
		<category><![CDATA[kepler]]></category>
		<category><![CDATA[Mitoloji]]></category>
		<category><![CDATA[musa]]></category>
		<category><![CDATA[orada]]></category>
		<category><![CDATA[saati]]></category>
		<category><![CDATA[saray]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mitoloji.org/?p=582</guid>
		<description><![CDATA[ Doğal nedenlerle açıklayamadığımız tüm olgular bize birer mucize olarak görünür. En eski zamanlar bu yüzden mucizelerle dolu zamanlardır. XVII. yüzyılda bile birçok doğa olayı mucize gibi alınmıştır. O dönemde gökkuşağının ne olduğunu anlayamayanlar onu mucize diye nitelendirmişlerdir. Kepler, gezegenleri meleklerin çektiğine inanıyorlardı. Gökbilgisi, elfalı, cincilik, büyücülük Yeniçağ’ın başlarına kadar bilim sayılmıştır. Descartes bile bu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="float: left;margin: 4px;">[#2: Edit Options>MightyAdsense>Adsense Code]</p> <p>Doğal nedenlerle açıklayamadığımız tüm olgular bize birer mucize olarak görünür. En eski zamanlar bu yüzden mucizelerle dolu zamanlardır. XVII. yüzyılda bile birçok doğa olayı mucize gibi alınmıştır. O dönemde gökkuşağının ne olduğunu anlayamayanlar onu mucize diye nitelendirmişlerdir. Kepler, gezegenleri meleklerin çektiğine inanıyorlardı. Gökbilgisi, elfalı, cincilik, büyücülük Yeniçağ’ın başlarına kadar bilim sayılmıştır. Descartes bile bu alanlarla azçok ilgilenmiştir. Ayrıca dinler her zaman mucizeyi öngörür. Yalnız eski pagan dinleride değil, üç büyük tektanrıcı dinde de, yani Musevi dininde, Hıristiyanlıkta ve İslam inancında mucize vardır. Musa Tanrı’yla konuşur, İsa ölüleri dirildir… Benzer özellikler eski doğu uygarlıklarında da görülmüştür. İleride Buddha olacak olan Bodhisattva tanrıların dördüncü göğünde doğmuştur. Göklerin derinliklerinden dünyaya bakmış, Buddha olup insanları kurtaracağı yüzyılı, kıtayı, krallığı ve kastı belirlemiştir. Kendine anne olarak kraliçe Maya’yı seçmiştir. Maya, böğrüne altı dişli, gövdesi kar beyazı, başı yakut kırmızısı bir filin girdiğini düşünde görmüştür. Hiçbir acı, hiçbir ağırlık duymamış, tersine kendisini rahat ve hafif duymuştur. Tanrılar onun bedeninde bir saray kurmuşlardır. Bodhisattva orada dua ederek vakti saati beklemiştir. İlkyazın ikinci ayında kraliçe bir bahçeden geçerken, yaprakları tavus kuşunun telekleri gibi parlayan bir ağaç ona bir dal uzatmıştır, kraliçe o dalı sessizce almıştır. Bodhisattva o sırada doğrulmuş ve kraliçenin böğrünü yırtmadan onun böğründen doğmuştur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mitoloji.org/yunan-mitolojisi/yunan-mitolojisi-mucize-fikri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Eski Roma Tiyatrosunda Kostüm ve Maske</title>
		<link>http://www.mitoloji.org/roma-mitolojisi/eski-roma-tiyatrosundkostum-ve-maske.html</link>
		<comments>http://www.mitoloji.org/roma-mitolojisi/eski-roma-tiyatrosundkostum-ve-maske.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 16 Nov 2008 22:09:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Roma Mitolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[benzer]]></category>
		<category><![CDATA[beyaz]]></category>
		<category><![CDATA[galeri]]></category>
		<category><![CDATA[komedya]]></category>
		<category><![CDATA[Mitoloji]]></category>
		<category><![CDATA[oyuncu]]></category>
		<category><![CDATA[roscius]]></category>
		<category><![CDATA[siyah]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mitoloji.org/?p=385</guid>
		<description><![CDATA[[#3: Edit Options>MightyAdsense>Adsense Code] Kostüm ve Maske
Romalı oyuncular tarafından kullanılan kostümler,Yunanistan’da giyilenlerin hemen hemen aynıydı. Tragedyada SİRMATA denilen uzun kostümler kullanılırdı. Komedyada ise kısaları giyilirdi. Galeri adını alan perukalar Yunan oyuncusundaki Onkos’un eşiydi. Ayaklara giyilen tahta nalınların ismi ise, Crepida idi. Ayrıca, saccus denilen yumuşak terliğe benzer bir ayakkabı da kullanılırdı. Kostümlerin renkleri belli nitelikleri [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kostüm ve Maske</p>
<p>Romalı oyuncular tarafından kullanılan kostümler,Yunanistan’da giyilenlerin hemen hemen aynıydı. Tragedyada SİRMATA denilen uzun kostümler kullanılırdı. Komedyada ise kısaları giyilirdi. Galeri adını alan perukalar Yunan oyuncusundaki Onkos’un eşiydi. Ayaklara giyilen tahta nalınların ismi ise, Crepida idi. Ayrıca, saccus denilen yumuşak terliğe benzer bir ayakkabı da kullanılırdı. Kostümlerin renkleri belli nitelikleri simgelerdi. İhtiyarlar beyaz, genç erkekler mor,asalaklar gri, saraylılar ise sarı renkte kostümler giyerlerdi. Başlangıçta maske kullanılmıyordu çünkü Romalı izleyici oyuncunun her mimiğini görmek ister, oyuna ağırlık katan maskelerden hoşlanmıyordu . Maskeyi ilk kez ünlü oyuncu Roscius’un kullandığı söylenir. Maskelerin bir bölümü gerçeğe yakın başka bir kısmı ise abartılıydı GROTESK maskeyle birlikte ,oyun kişisinin yaşını gösteren renkli saçlar (galeri) vardı. Beyaz saç ihtiyarlığı, siyah gençliği,kırmızı köleleri simgeliyordu.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mitoloji.org/roma-mitolojisi/eski-roma-tiyatrosundkostum-ve-maske.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

